KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6475 E., 2024/7846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/107 E., 2023/1522 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/712 E., 2022/913 K.
Karar Metni
1.413 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan satım sözleşmesinde asıl borçlu Aston FFI (Suisse) S.A., kefilin ise ... şirketi olduğunu, sözleşmenin ihlali nedeniyle geçerli tahkim şartının icra ettirildiğini, davalı tarafın anılan tahkim yargılamasında savunmada bulunduğunu, uygun hakem teşkilinin sağlandığını, uyuşmazlığa ilişkin tahkim kararının kesinleştiğini,
tahkim yolunun caiz olduğunu ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığını ileri sürerek Londra'da gerçekleşen tahkim yargılaması neticesinde verilmiş ve kesinleşmiş olan 4634 numaralı ve 4 Ağustos 2020 tarihli ve 4634A numaralı ve 13 Ocak 2021 tarihli hakem kararlarının 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında Sözleşme (New York Sözleşmesi) ve Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca tenfizine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacının tahkim yargılamasına konu ettiği gibi bir sözleşme ihlalinin bulunmadığını, davacının uğramış olduğu herhangi bir zararın olmadığını, MÖHUK’un 62. maddesi ile New York Sözleşmesi'nin V. maddesinin yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinin esasa ilişkin koşullarının düzenlendiğini, işbu şartların birinin yokluğu halinde yabancı hakem kararının tenfizi isteminin reddinin gerektiğini, işbu huzurda açılan tenfiz davasında da gerek MÖHUK gerekse de New York Sözleşmesi'nde düzenlenen şartlar oluşmadığından davanın reddi gerektiğini,
tarafların ehliyetsiz ve tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, sözleşmesinin şirket yetkililerince imzalanıp imzalanmadığının araştırılması gerektğini, müvvekkili ... açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tenfizi talep edilen hakem kararının savunma haklarını ihlal edilerek verildiği ve Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, zira senetle ispat ve dürüstlük kurallarının ihlal edildiğini, davacının tarafların lehine olabilecek delilleri sunmaktan imtina ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 5718 Sayılı MÖHUK'nun 60. ve devamı maddeleri ile New York Konvansiyonunun V. maddesindeki hükümlerin uygulanacağı, bu düzenlemeler uyarınca davacı vekili tarafından istenen tahkim kararı aslı, onaylanmış sureti, kesinleşme şerhi, apostil şerhi ve tercümelerinin dosyaya sunulduğu,
5718 sayılı MÖHUK ile hemen hemen aynı hükümleri içeren New York Konvansiyonun 5. maddesi ile hakem kararlarının tenfizine ilişkin şartların mahkeme tarafından resen dikkate alınacak şartlar ve aleyhine tenfiz istenen tarafça ispat edilebilecek şartlar olarak iki başlık altında toplandığı, resen aranacak olan uyuşmazlığın bizim hukukumuzda da tahkim yolu ile çözülmesi mümkün ve kamu düzenimize aykırılık teşkil etmeyen bir konuya ilişkin olması şartlarının somut olayda sağlandığı,
aleyhine tenfiz istenen taratça ispat edilmesi gereken şartların ise, tarafların tahkim sözleşmesi yapma ehliyetlerinin olmaması veya tahkim sözleşmesinin taraflarca tabi kılındığı kanuna ya da taraflarca hukuk seçimi yapılmamışsa hakem kararının verildiği yer kanununa göre hükümsüz olması, aleyhine hüküm dermeyan olunan tarafın hakem tayininden veya prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmemiş olması veyahut delillerini dermeyan etme imkanını elde edememiş olması,
hakem kararının hakem sözleşmesinde veya hakem şartına konu edilmeyen bir ihtilafa ilişkin olması yahut hakem sözleşmesi veya hakem şartının kapsamını aşan hükümleri içeriyor olması, hakem mahkemesinin teşkilinin veya hakemlik prosedürünün tarafların anlaşmasına veya anlaşmada açıklık olmayan hallerde hakemliğin cereyan ettiği yer kanunu hükümlerine uygun olmaması, hakem kararının taraflar için bağlayıcılık kazanmamış, verildiği yer kanunu veya tabi olduğu kanun bakımından yetkili bir makam tarafından iptal edilmiş veya hükmün icrasının geri bırakılmış olması hususlarında toplandığı,
somut olayda hakem kararının verildiği yer hukukuna uygun hükümler içermediği yönünde karşı tarafça bir itiraz ileri sürülmemiş olup, uyuşmazlığın hakem kararının verildiği ülke kanuna göre taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiği, hakem kararlarının incelenmesinde hakem tayini usulünde da davalı tarafa çağrı yapılıp, savunma haklarını kullanması kanusunda bilgilendirilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı tarafın da tahkim merciine cevap dilekçesi sunduğu, davalı tarafça tahkim şartını içeren dava konusu sözleşmenin yetkili temsilcileri tarafından imzalanmadığından bahisle tahkim şartının geçersizliğinin ileri sürüldüğü,
ancak tahkim yargılamasında bu hususu ileri sürmediği gibi taraf beyanları ve taraflar arası yazışmalardan taraflarca sözleşmenin benimsendiği, bu nedenle taraflarca benimsenen sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olmadığı yönündeki savunmanın dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, bu geçersizliğin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanımı olarak görülmese dahi.
4686 sayılı Yasanın 4. maddesi gereği, tahkim sözleşmesinin veya şartının yazılı olması gerektiği ve bu yazılı olma koşulunun bir belgeyle ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine, davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması halinde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, zira somut olayda, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde davalı tarafın tahkimden haberdar olduğu ve davalı tarafın tahkim yargılamasında tahkim şartının geçersiz olduğunu ileri sürmediği,
ayrıca davalı tarafın ileri sürdüğü esasa ilişkin itirazların tenfiz yargılamasına konu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 3731 nolu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 08.05.1991 tarihinde kabul edilerek 21.05.1991 tarihli Resmî Gazetede yayınlandığı, Yasanın 1. maddesinde, 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin, ikinci maddedeki beyanın yapılması suretiyle onaylanmasının uygun bulunduğu,
2. maddede, Türkiye Cumhuriyetinin sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem ve tenfizi hakkında uygulanacağı, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağının beyan edildiği, tahkimin yapıldığı ülke olan İngiltere'nin de Sözleşme'ye taraf olduğu,
MÖHUK hükümlerine göre Kanun hükümleri ile New York Sözleşmesi'nin yarıştığı durumlarda Sözleşme hükümlerinin uygulanacağı, davada MÖHUK hükümleri değil, New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, New York Sözleşmesi'nin IV. maddesine göre, Türk mahkemelerinde açılacak tenfiz davasında, dava dilekçesi ile birlikte hakem kararının onaylanmış aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış bir suretinin, hakem kararının dayandığı tahkim şartı veya sözleşmenin usulüne uygun aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış bir suretinin, şayet karar ve tahkim şartı ya da sözleşmesi tenfiz ülkesinin resmi dilinde değilse,
hakem kararı ile tahkim sözleşmesi veya şartının usulüne uygun ve onaylı tercümelerinin eklenmesinin zorunlu olduğu, davacı tarafça usulüne uygun şekilde onaylanmış kesin olarak verilen hakem kararının onaylı örneği, tercümesi ve tahkim şartı içeren sözleşmenin onaylı örneği dosyaya ibraz edildiği, Newyork Sözleşmesi'nin 5. maddesi iki grup tenfiz engeli düzenlemiş olup birinci gruptakilerin davalı tarafından savunma olarak ileri sürülüp ispat edilmesi gereken tenfiz engelleri, ikinci gruptakilerin ise mahkemece resen gözetilecek tenfiz engelleri olduğu,
re'sen gözetilecek tenfiz şartlarına göre somut uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu ve kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, zira davalı tarafın kamu düzenine ilişkin dayanak yaptığı usul kuralları bakımından inceleme yapıldığında usulde ispat kuralları bakımından Türk Hukuku'nun uygulanmayacağı, ayrıca davalı tarafa savunma hakkı verildiği ve davalı tarafça da cevap dilekçesi sunulduğu, davacı tarafın tahkim yargılamasında delil sakladığına ilişkin somut veriye ulaşılamadığı, davacı tarafça dosyaya sözleşmenin onaylı örneğinin sunulmuş olmasının yeterli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin yazışma yoluyla akdedildiği,
bu durumun Newyork Sözleşmesi kapsamında yeterli bir geçerlilik şartı olduğu, davalı tarafın tahkim sırasında böyle bir itirazları bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin benimsendiği, tenfiz yargılamasında bunun inkarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, hakem heyetinin taraflı olduğuna ilişkin kanıtlanmış bir hususun bulunmadığı, davalı ... şirketinin sözleşmede Garantör olarak yer aldığı, davalı vekilinin de bu durumu doğruladığı,
esasen tanıma ve tenfiz davalarında taraflar, maddi vakıaların yeniden tartışılmasını isteyemeyeceği, davalı vekilinin hakem kararının esasına dair iddialarının dinlenmesinin bu nedenle mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Milletler Arası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 1, 60, 63 üncü maddeleri.
3.4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 1 inci maddesi.
4.Yabancı Hakem Karalarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki Newyork Sözleşmesi'nin 4 ve 5 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6475, K. 2024/7846, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama