KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/6565 E., 2024/8076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/431 Esas –2023/2590 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/170 Esas, 2021/159 Karar
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin arsa sahibi ... tarafından müvekkili şirket ile ... İnşaat’ın oluşturduğu iş ortaklığı arasında yapılan Hasılat paylaşımı esasına göre ...
İstanbul Sitesi’nin yapımını tamamlayarak süresi içinde proje teslimlerine başladığını, 896 adet konut, 580 adet rezidans ve 65 adet işyerinden oluşan projenin gerek ... ile yapılan sözleşmeye gerekse kat malikleri ile yapılan sözleşmelere uygun olarak en iyi şekilde tamamlandığını ve süresi içinde proje teslimlerinin yapıldığını, davalılar tarafından sürekli olarak ...
İstanbul projesi ve şirket hakkında kasıtlı haksız ve yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunulduğu, haksız yere şirketi karalamaya ve kötülemeye yönelik eylemler gerçekleştirildiğini, bu eylemler sebebiyle müvekkili şirket hakkında ...
Projesi hakkında kamuoyunda kötü bir imaj yaratıldığını ve bu durumun şirketin değerinin ve ticari itibarının düşmesine sebep olduğunu, sadece şirketin marka imajının zedelenmesi bir yana projenin taşınmaz alan kişilerin taşınmaz değerinin de azaldığını belirterek davalıların eylemlerinin müvekkili şirket yönünden haksız rekabet oluşturduğunun ve müvekkili şirketin kişilik haklarının zedelendiğinin tespitine, fiillerin durdurulmasını kararının ilan edilmesine karar verilmesini,
kişilik haklarına saldırı ve haksız eylem sebepleri ile uğranılan 20.000,00 TL manevi zararın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1993 yılından beri ofis koltukları üretimi ile sektörde bulunduğunu, tescilli 53 adet mobilya tasarımının hak sahibi konumunda olduğunu, davacının öne sürdüğü tasarımların tescil tarihinden çok öncesine dayalı kamuya malolmuş ve yıllardır kullanılagelen tasarımlar olduğunu, birebir benzerlik iddiasının da doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ...
İstanbul sitesinde yapmış oldukları yapı ile ilgili davalıların haksız ve hukuka aykırı karalama kampanyasında bulunduklarını, yaptıkları yapının iskanının alınmadığını iddia ederek ticari itibarlarının zedelenmesine sebep olduklarını, davalılar tarafından broşür bastırıldığı ve dağıtıldığını beyan ettikleri anlaşılmakla dosya kapsamında delil listesinde sunulan broşürlerde sadece davalıların numarasının yazılı olduğu, davalılar tarafından broşürlerin dağıtıldığının sübut bulmadığı, kaldı ki broşür içeriğinde kat maliklerinin taşınmazların teslimi ve eksiklikleri ile ilgili olarak davacı şirket ile görüşme yapılacağının beyan edildiği,
broşür içeriğinde taşınmazda olmadığı iddia edilen hususların karalama niteliğinde olmadığı, taraflar arasında taşınmazın devrine yönelik sözleşmenin ifası ile ilgili bir husus olup bunların manevi tazminata konu olamayacağı aksi takdirde tarafların hak arama özgürlüklüklerinin önüne geçebileceği ,ayrıca dava konusu taşınmazda herhangi bir eksikliğin olmaması taşınmaz satın alacak kişilerin tapuya güven ilkesi,
ilgili kurumlardan iskan vb. hususların kolaylıkla araştırabilecekleri ve taşınmazı satın almadan önce taşınmazı inceleyebilecekleri dikkate alınarak davalıların taşınmazla ilgili iddialarının şirketin yaptığı işler hakkında yanıltıcı, aldatıcı ve karalayıcı nitelikte kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6565, K. 2024/8076, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama