İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/662 K.2024/4181

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/662Karar2024/4181Tarih22 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.142 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/662 E., 2024/4181 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1391 Esas, 2022/1547 Karar
Hüküm
Başvurunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Marmaraereğlisi Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2018/296 E., 2021/91 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.142 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Beyoğlu 16. Noterliğinin 10.02.2010 tarihli vekaletnamesi ile ...'a, maliki olduğu Marmara .... İlçesi .... Köyü 4775 parselde bulunan 8/80 arsa paylı 5 no.lu bağımsız bölüm üzerinde kendi veya dava dışı ... Turizm ve Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına çekilen veya çekilecek kredilerin teminatı için ipotek tesis yetkisi verdiğini, vekaletnameye ayrıca davalı bankanın ....

Şubesi için de ipotek verilebileceğinin yazıldığını, vekilin, anılan vekaletle taşınmazı dava dışı şirketçe davalı bankadan alınan kredinin teminatı olmak üzere ipotek ettirdiğini, ...

Turizm tarafından çekilen kredilerin ödendiğini, borcun kalmadığının bankaca verilen ibraname ile teyit edildiğini, müvekkilince Beyoğlu 16. Noterliğinin 14.06.2012 tarihli azilnamesi ile vekilin azledildiğini ve bu tarihten sonra ipotek tesis edilemeyeceğini, yapılan uyarılara rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, taşınmaz üzerinde davalı banka lehine kurulan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin ... Turizm ve Servis Hizmetleri San. Tic. Ltd.

Şti.'nin banka nezdindeki asaleten, kefaleten, her ne ad altında olursa olsun doğmuş veya doğacak risklerinin teminatını oluşturduğunu, azilnamenin ancak azil tarihinden sona etkisini göstereceğini ve bu tarihten önce vekalete dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğunu, ipoteğin 10.02.2010 tarihinde azilden önce tesis edildiğini, bu nedenle ipoteğin doğmuş ve doğacak borçlara teminat niteliğinin ortadan kalkmadığını, dava dışı şirketin risklerinin devam ettiğini, üst sınır ipoteği olarak tesis edilen ipotek kapsamına borçlu şirketin kambiyo borçları dahil olmak üzere, asaleten ve kefaleten sahip olduğu tüm borçlarının girdiğini,

kullanılan kredi riski dışında lehine ipotek verilen şirketin bankadaki risklerinin devam ettiğini, akit tablosunda belirtildiği üzere borçlunun kefil, keşideci, muhatap, aval veren, ciranta gibi her türlü borçlarının teminatı için ipotek verildiğini, ibranamenin sadece kredi riski için verildiğini ve sadece belirtilen numaralı kredi nedeniyle şirketin ibra edildiğini, lehine ipotek verilen şirketin diğer borçları nedeniyle müvekkilince İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2013/10261 E. sayılı dosyasında takip başlattığını ve alacağın henüz tahsil edilemediğini savunarak davanın reddinini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iletüm dosya kapsamına göre dava konusu ipoteğin davacı tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak, dava dışı vekil ... tarafından davacının taşınmazı üzerinde davalı banka lehine tesis edildiği, tartışılması gereken hususun vekaletname ile verilen ipotek tesisin yetkisinin hangi borç için verildiği olduğu,

eş anlatımla kambiyo senedinden kaynaklanan borç için ipotek tesis edilmesinin, vekaletname ile vekile verilen ipotek tesis yetkisi kapsamında kalıp kalmadığının değelendirilmesi gerektiği, vekaletin kapsamı başlıklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 504 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında vekilin, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamayacağının, sulh olamayacağının, hakeme başvuramayacağının, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemeyeceğinin, kambiyo taahhüdünde bulunamayacağının, bağışlama yapamayacağının, kefil olamayacağının,

taşınmazı devredemeyeceğinin ve bir hak ile sınırlandıramayacağının düzenlendiği, anılan hüküm karşısında vekilin vekalet verenin taşınmazı üzerinde ipotek tesis edebilmesinin özel olarak yetkili kılınmasını gerektiren hallerden olduğu, dava konusu ipotek resmi senedinde davacının vekili sıfatı ile imzası bulunan dava dışı vekil ...’a verilen vekaletnamede taşınmaz üzerinde gerek kendi adına gerek gerekse ...

Turizm ve Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin T.C. hudutları dahilinde bilumum resmi veya özel bankalar ve finans kurum ve kuruluşlarından aldığı ya da alacağı bilumum kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... ipotek vermeye ...' ibarelerine yer verilmek suretiyle vekile ipotek tesisi hususunda yetki verildiği, anılan vekaletname içeriğinden de anlaşılacağı üzere, davacının vekile kendisinin veya üçüncü kişilerin aldığı ya da alacağı kredilere karşılık olmak üzere taşınmazı üzerinde ipotek tesis yetkisi verildiği,

davacının ipotekten kaynaklanan yükümlülüğünün kapsamını genişleten niteliğe sahip kambiyo senedinden kaynaklanan doğmuş ve/veya doğacak borçlar için vekile verilen özel bir ipotek tesis yetkisinin ise bulunmadığı, dava konusu ipotek resmi senedi incelendiğinde ise davacı ...'ın taşınmazı üzerinde vekil tarafından, asıl borçlu şirketin kambiyo senedi nedeniyle davalı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının da teminatını teşkil edecek şekilde ipotek tesis edildiği, bu durumun ise vekaletname ile vekile verilen yetkileri aşar nitelikte olduğu,

hal böyle olunca vekilin vekaletnamesinde kambiyo senedinden kaynaklanan doğmuş ve doğacak borçlar için özel yetki bulunmadan tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek limiti olan 380.000,00 TL üzerinden nisbi harç alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili bankanın ....

Şubesi ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını ve kredilerin teminatı olarak, davacıya ait taşınmazın 10.02.2010 tarihinde 380.000,00 TL limitle ipotek edildiğini, resmi senedinin birinci maddesine göre borçlu ile banka arasında yapılan ya da ileride yapılacak olan kambiyo senetlerinin iskonto veya iştirasından, namına açılmış ve açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş ve verilecek teminat ve kefalet mektuplarından ve borçlu, keşideci, muhatap, ciranta, aval, kefil, müşterek borçlu, yediemin,

ve sair sıfatlarla imzasına havi olarak işleme kabul ettiği kambiyo senedi, mukavele, sözleşme, taahhütname ve saire ile ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, kanun gibi diğer her türlü sebepten doğmuş ve doğacak borçlarını karşılamak üzere taşınmazın ipotek edildiğini, ipoteğin nitelik olarak limit ipoteği olduğunu, ilerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek niteliğinde olduğunu,

ipotek akit tablosunda yer alan ibarelerde ipoteğin lehine ipotek verilen şirketin doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil ettiğinin belirlendiğini, ipotek limiti dahilinde olmak kaydı ile borçlu şirketin müvekkili nezdindeki tüm borçlarının teminatını teşkil etiğini, takibe konu edilmemiş olsa dahi limiti aşmamak kaydı ile alacaklı bankanın muaccel tüm alacaklarının bu ipotek kapsamında yer aldığının bir çok Yargıtay kararında belirtildiğini, lehine ipotek verilen şirketin 6006593266 no.lu riski haricinde kambiyo senetlerinden kaynaklanan borçları bulunduğunu,

6006593266 no.lu riskin tahsilatla kapatılmasına rağmen diğer borçların tahsil edilmemesi nedeniyle ipoteğin fek edilmediğini, ibranamenin sadece bankanın 6006593266 no.lu riskten kaynaklanan alacağının kalmadığına ilişkin olduğunu, diğer risklere ilişkin İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2013/10261 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, kısaca ipoteğin borçlu şirketin banka nezdindeki asaleten, kefaleten, her ne ad altında olursa olsun doğmuş ve/veya doğacak risklerinin/borçlarının teminatını oluşturduğunu,

müvekkilinin borçlu tarafından keşide edilen ve dilekçe ekinde sunulan çeklerden dolayı borcu ve riskleri bulunması nedeniyle ipoteğin kaldırılmadığını, 10.02.2010 tarihli ipoteğin sonraki tarihli azilden etkilenmeyeceğini, vekilin borçlu şirketin banka ve finans kurumlarında kullandığı kullanacağı krediler için dilediği şekil ve koşullarda ipotek tesis etme hususunda yetkilendirildiğini, yine ipotek resmi senedinin içeriği itibariyle söz konusu ipoteğin müvekkili bankadan kullandığı veya kullanacağı kredilerle birlikte bankaya asalaten, kefaleten, keşideci,

ciranta veya adı geçen şirketin her ne ad altında olursa olsun her türlü borçlarının teminatını oluşturmak üzere tesis edildiğini, borcun, borçlunun müvekkili banka ile akdettiği Çek Taahhütnamesi Sözleşmesi uyarınca şirket ile banka arasındaki gayri nakdi kredi ilişkisinden kaynaklandığının da söylenebileceğini, bu nedenle ipoteğin kambiyo taahhüdünden kaynaklanan borcun teminatını oluşturmadığına ilişkin gerekçenin yerinde olmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava dışı ....'a adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesisi için verilen vekaletnamede, davacının maliki olduğu 4775 parseldeki 8/80 arsa paylı 5 no.lu bağımsız bölüm üzerinde gerek kendi adına gerekse dava dışı ... şirketinin tüm resmi veya özel bankalar ve finans kurum ve kuruluşlarından aldığı yada alacağı bilimum kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere, bilumum ve finans kuruluşları ile T.Vakıflar Bankası T.A.O. .... şubesinin lehine dilediği bedel,

şekil ve koşullarla dilediği sıra ve derecede her türlü ipotek tesisine vekilin yetkili kılındığı, anılan vekalet ile dava dışı şirketin davalı bankanın Başakşehir şubesinden kullandığı kredilere karşılık dava konusu taşınmazın 10.02.2010 tarih 614 yevmiye numaralı işlemi ile ipotek edildiği,

akit tablosunun birinci maddesinde bankanın merkez ve şubeleri ile borçlu şirketin yapmış olduğu yada ilerde yapacağı kambiyo senetlerinin iskonto veya iştirasından namına açılmış veya açılacak, bir cümle borçlu veya alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş ve verilecek teminat veya kefalet mektuplarından bankanın borçlu, keşideci, muhatap, ciranta, avam, kefil, müşterek borçlu, yedi emin ve sair sıfatlarla imzasına tabi olarak işleme kabul ettiği kambiyo senedi, mukavele, sözleşme, taahhütname ve sair ile ithalat, ihracat ve bilumum kambiyo ve kısa, orta ve uzun vadeli kredi işlemlerinden ve sebepsiz zenginleşme, haksız fiil,

kanun gibi her türlü sebepten doğmuş veya doğacak borçlarının 380.000,00 TL anapara ve buna ek olarak yıllık %40 akdi faizini karşılamak üzere birince dereceden ipotek tesis edildiğinin görüldüğü, taraflar arasında düzenlenen ipoteğin üst limit ipoteği olup, bankanın dava dışı borçlu şirketten her türlü sözleşme, haksız fiil ve kanundan doğan alacaklarının ipotekle teminat altına alındığı, sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödendiği ve bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında bir alacağının kalmadığının 06.12.2018 tarihli ibraname de anlaşıldığı,

davalı ipoteğin sadece genel kredi sözleşmesinin teminatı olmadığını, üst limit ipoteği olarak tesis edilen ipoteğin aynı zamanda bankanın kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacağının da teminatını oluşturduğunu savunmakla davalı bankanın, keşidecisi davacı şirket olan Asya Katılım Bankası A.Ş. .... şubesine ait 20.11.2012 keşide tarihli ... Turizm.. Ltd.

Şti. emrine düzenlenen 37.000,00 TL bedelli, keşidecisi DKB Turizm A.Ş. olan İş Bankası Karabük şubesine ait 01.11.2012 keşide tarihli, borçlu tarafından ... Turizm A.Ş.'ye ciro edilen 80.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle dava dışı borçlu şirketten alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, ayrıca keşidecisi ipotek veren borçlu şirket olan Bank Asya ... şubesine ait 19.12.2012 keşide tarihli 41.000,00 TL bedelli ...

Turizm A.Ş. emrine düzenlenen çek nedeniyle de alacaklı olduğunu savunduğu, belirtilen Bank Asya A.Ş.'ye ait iki adet çekin davalı tarafından İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2013/10261 E. sayılı dosyasında takibe konu edildiği, belirtilen bu çeklerin, iskonto kredisi için borçlu şirket tarafından düzenlenerek bankaya verilmediği, bu çeklerden iki adetinin borçlu şirket tarafından ... Turizm Taş.

A.Ş. emrine keşide edildiği, diğer çekin ise ciro yoluyla bu şirkete verildiği, dosya kapsamındaki belgelerden bu çeklerin ciranta olan ... Turizm... Ltd.

Şti. tarafından kredi borçlarına mahsuben davalı bankaya verildiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlığın davacının keşideci ve ciranta olarak düzenleyerek dava dışı şirkete verdiği ve dava dışı şirketçe davalı bankaya verilen çek bedellerinin ipotek limitine dahil olup olmadığı noktasında olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 504 üncü maddesine göre vekilin taşınmazın ayni bir hak ile sınırlandırılması için vekalette özel yetki bulunması gerektiği, vekaletin sınırlarının ise varsa sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından verilen yetkinin, vekil veya ...

Turizm ve Servis Hiz. Ltd.

Şti.'nin bankadan kullandığı veya kullanacağı kredilere ilişkin olup, iskonto ve iştirak kredisinin de bu ibare kapsamında olduğu, ancak borçlu şirket tarafından keşide edilerek ciro yoluyla davalı banka tarafından iktisap edilen çek bedellerinin verilen yetki kapsamında olmadığı, kredi nedeniyle, borçlu şirketin borcunun bulunmadığı ve ileri sürülen borcun yukarıda belirtilen çeklerden kaynaklandığının anlaşıldığı, bu çeklerin ipotek teminatı altında bulunmaması nedeniyle, mahkeme kararının yerinde olduğu,

banka ile vekil arasında yapılan ipotek sözleşmesinde, vekilin, vekaletteki sınırları aşılarak sözleşme yapmasının, vekil edenin bu işleme onay vermemesi halinde vekil edeni sorumlu hale getirmeyeceği, nitekim temsile ilişkin düzenlemelerin yapıldığı 6098 sayılı Kanun'un 40 ve devamı maddelerinde temsil yetkisinin aşılması halinde, temsil olunanın ne şekilde sorumlu olacağının düzenlendiği, aynı Kanun'un 46 ve 47 nci maddelerinde, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemlerin temsil olunan tarafından onanmaması halinde temsil olunanı bağlamayacağına yer verildiği,

vekaletteki yetkilerin, davacı tarafından verilen vekalette açıkça ve sınırlı olarak sayılması ve ipoteğin bu vekalet ile kurulması nedeniyle davalı bankanın bu yetkileri bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bankanın vekalette yazılı yetkileri aşar şekilde vekil ile ipotek sözleşmesi düzenleyerek, yetki verilmeyen bir hususta da ipotek tesis edilmiş olmasının, bu işleme onay vermeyen vekil eden açısından bağlayıcı olmayacağı, harcın ipotek değeri üzerinden ödendiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı banka lehine davacının taşınmazı üzerinde, davacının vekili eliyle tesis edilen ipoteğin kuruluşunda vekilin sahip olduğu yetki dikkate alınıp, dava dışı şirketin davalı bankaya borcu kalmadığı ve davalının borç iddiasına konu alacağın dayanağının vekaletnamede bulunmadığı, bu nedenle de taşınmaz üzerinde vekaletnameye dayalı olarak kurulan davalı banka ipoteğinin kaldırılmasına karar verilmesi talebinin yerindeliğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun'un 504 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/662, K. 2024/4181, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/662
Karar No
2024/4181
Tarih
22 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/662 K.2024/1481
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/663 K.2024/4254
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/664 K.2024/3252
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/665 K.2024/3792
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/665 K.2024/1482
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/668 K.2024/1483

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.