İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/899 K.2024/4890

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/899Karar2024/4890Tarih11 Haziran 2024Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/899 E., 2024/4890 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/108 Esas, 2022/2084 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/17 E., 2018/386 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, ticaret unvanın terkini ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili (...) şirketin 1987 yılından itibaren yangın malzemeleri alanında ticari faaliyette bulunduğu, 1994 yılında ...ni kurarak faliyetlerine devam ettiğini, halen faliyetini sürdürdüğünü, davacı şirket sahibi ... ve başka 2 kişi ile yangın sistemleri üzerine davalı şirketi 11/08/2000 tarihinde kurduğunu, ...'nın % 40, diğer ortaklardan Muzaffer Sağlam'ın % 30 ve Kadri Yunak'n % 30 hisseye sahip olduğunu, şirketin yangın algılama ve güvenlik sistemleri, gazlı ve köpüklü söndürme sistemleri, yangın pompaları, sprinkler sistemi, davlumbaz söndürme sistemleri,

ve acil aydınlatma sistemleri üzerine faaliyet yürüttüğünü, ortak Muzaffer Sağlam'ın 2003 yılında hisselerini eşit şekilde diğer iki ortağa devrederek ortaklıktan ayrıldığını, yıllar içinde davalı şirketin davacı şirket ile birlikte büyüdüğünü, ortak Kadri Yunak'ın şirket yetkilisi olarak çalıştığı ve ...'nın ona çok güvendiğini, her iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterirken ...'nın hisselerinin Gaziosmanpaşa 3. Noterliği'nin 27.09.2010 tarih 27158 yevmiye nolu Hisse Devir Sözleşmesi ile 5.500,00-TL bedelle ...'ın eşi ...'a hileli davranışlarla devredildiğini,

ancak Hsaan Sarıcı'nun bunu farketmesi üzerine Beşiktaş 8. Noterliği'nin 15.09.2011 tarih 14719 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hileli beyan ve telkinler sonucu yapılmak zorunda kalınan hisse devir sözleşmesinin batıl olduğu belirtilerek hisselerin geri verilmesinin talep edildiğini, iade edilmemesi üzerin konu Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/808 Esas sayılı dosyası ile dava edildiğini, mahkemenin davayı reddettiğini, ancak henüz kendilerine tebliğ edilmediğini ve sonrasında temyiz edeceklerini, taraflar arasında meydana gelen husumet sonrası davalının Hassa unvanının ve markasını kullanarak haksız kazanç elde ettiğini,

bunun üzerine Gaziosmanpaşa 3. Noterliği'nin 27.01.2011 tarih 032291 yevmiye numaralı ihtarı ile Hassa markası ve isim hakkının 21.10.1986 tarih 95824 ticaret marka nosu ile davacıya ait olduğunun bildirildiğini, ancak davalının faaliyet alanı dışında davacının alanına giren yangın söndürme tüplerinin dolum ve satışına başladığını, müşterileri kendisine yönlendirdiği,

bu yolla davacının zara etmesine neden olduğunu, Hassa markasının kendisine ait olduğunu idda ettiğini, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddelerine aykırı davrandığını, eylemlerinin haksız fiil olup olmadığının tespiti ve uğranılan zararın tespiti ve tazmininin talep edildiğini, davacı ve davalıya ait ticaret unvanı ve markaların karşılaştırılması sonunda müşterilerin aynı şirketmiş gibi algıladığını ve ona göre davranıldığını, davalının da gelen sipariş ve tekliflere cevap verdiğini,

meşgale konusu olmamasına karşın müvekkilin meşgalesine giren hizmetlerde bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin ticaret ünvanını dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanan davalının bu haksız kullanımının tespiti ve tescil edilen ticaret unvanının değiştirilmesi veya silinmesini, davalının dava dilekçesinde belirtilen eylemler ile haksız rekabette bulunduğunun ve bu eylemlerin haksız fiil olduğunun tespitini ve men'i, davalının haksız fiillerinden dolayı davacının uğradığı zarar ziyanın ve davalının elde ettiği haksız kazancın tespitini ve bunun davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsilini,

şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görülmekte olan davanın derdest olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca somut hukuki ihtilafın evvelce yargılama konusu yapıldığını, ilk derece mahkemesinde davacı aleyhine karar verildiğini, Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 08.10.2013 tarih 2013/40 Esas, 2013/38 karar sayılı ilamında.

"Hassa ibaresini, ticaret unvanının tescilinden itibaren emtiasında ve ticari faaliyetlerinde kullanıldığının anlaşıldığını, önceki markanın sahibinin, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği halde, bu kullanıma kesintisiz 5 yıllık süre boyunca katlanmışsa, sonraki tarihli markanın hükümsüzlüğünü ileri süremez veya sonraki tarihli markanın kullanıldığı mal ve hizmetlere ilişkin olarak kullanıma itiraz edemez, sonraki markanın tescili kötü niyetli yapılmış olsun.

Somut olayda, davalının kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur" dendiğini, hisse devir işlemlerinin iptaline yönelik Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2013 tarih, 2013/93 E., 2013/152 K. sayılı ilamında ise "hilenin unsurlarının somut davada oluşmadığı,

hisse devrinin hile nedeniyle iptali şartları gerçekleşmediğinden devir işleminin iptali isteminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı davasının reddine karar vermek gerekmiş" denildiğini, dolayısıyla davacının iddialarını ispatlayamaması nedeniyle açtığı davaları kaybettiğini ve bu seferde aynı konuda huzurdaki davayı açtığını, dava şartlarının oluşmaması nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, davacı firma ortağı ve yetkilisi ...'nın müvekkil firmanın eski ortağı oldu ve 27.09.2009 tarihinde 5.500,00TL bedelli hisselerini Gaziosmanpaşa 3. Noterliği'nin 27158 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ...'a devrettiğini,

"hassa" ibaresini "elektronik yangın sistemlerinde" kullanılmasına muvafakati sebebi ile müvekkil firmadan 1.000.000-1.500.000 TL arasında (1.350.000TL) maddi menfaat temin ettiğini, oysa davacının bunu inkar ettiğini, ancak hangi saikle bu parayı aldığını nizah etmesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 20 nci maddesine göre her tacirin basiretli davarnması gerektiğini, hisse devir sözleşmesi düzenlenirken vazgeçtiği haklarını göz önünde bulundurması gerektiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada davacının ''ortaklar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle davacı şirket müdürü...'nın hissesini diğer şirket ortağının eşine devrettiğini, daha sonra davalı şirketin, davacıya ait görsel materyalleri kullandığı ve şirket unvanı ile iltibas yaratarak haksız rekabet oluşturduğunun görülmesi üzerine çekilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını belirterek, tescilli markaya ve ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine,

davalı şirketin unvanındaki "HASSA" ibaresinin terkinine, bu ibareyi emtiasında ve ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanımının engellenmesine, 556 sayılı KHK'nın 66. maddesi ve TTK'nun 58. maddesi uyarınca maddi manevi tazminat'' talep ettiği görülmüş olup mahkeme gerekçesinde ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalının iltibası önleyici ibareler taşıyan ticaret ünvanını alması gerekir ise de, dava konusu olayda olduğu gibi davacının ilan nedeniyle bilmek durumunda olduğu bu hususa karşı uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığı kabul edilerek,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nc, maddesi gereğince ticaret ünvanına tecavüz iddiasının ve ticaret unvanının terkini talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiği, bu eldeki dava da davalının HASSA davacı adına tescilli ibaresini ticaret ünvanında kullanımı nedeniyle aynı şirketmiş gibi algıladığını ve ona göre davranıldığını, davalının da gelen sipariş ve tekliflere cevap verdiğini, meşgale konusu olmamasına karşın müvekkilin meşgalesine giren hizmetlerde bulunduğunu belirterek,

davacının ticaret unvanının haksız kullanımının tespiti ve tescil edilen ticaret unvanının değiştirilmesi veya silinmesini talep etmiş olup kesinleşen dava 2011 yılında ikame edildiği, bu davada davacı tarafın uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı sabit olmakla birlikte, hem markadan kaynaklandığı iddia edilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebinin reddine, hem de ticaret ünvanı terkini talebinin reddine karar verildiği,

kesinleşen davanın tarihi 2011 ve karar tarihi 21.10.2013 olup bu davanın ise 02.04.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karara göre de davacı tarafın uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı da göz önüne alındığında artık davacının kesinleşen dosyada yapılan yargılamadan sonra gerçekleştiği iddia edilen olaylar ve eylemlere ilişkin olarak da dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararına dayanarak karar vermesini hatalı olduğunu, emsal dava ile bu davanın tamamen farklı olduğunu, adı geçen dosyada markaya tecavüzün önlenmesi,

maddi manevi tazminat talep edildiğini, bu davada ise 6102 sayılı Kanun çerçevesinde haksız rekabet hükümlerine aykırı beyan ve davranışlarda bulunulması nedeni ile haksız rekabetin önlenmesi ile haksız rekabet nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğunu, davanın konusunun diğer davanın açılmasından sonra yaşanan hadiseler ve haksız rekabet eylemleri olduğunu, eylemlerin yeni ve güncel olması le sürdürülmesi nedeni ile haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğine dayanıldığını, müvekkili şirketin müdürü... nın 1986 da faaliyete başladığını, 1991 de ortağı ile şirketi kurduğunu, HASSA markasını 1986'da tescil ettirdiğini,

35,37,45. sınıflarda tescil ettirmek içinde marka başvurusu olduğunu, marka ve ticaret unvanın haksız ve kötüniyetli kullanımının müvekkilini zarara uğrattığını, taraf şirketlerin aynı şirket gibi algılandığını, davacı şirket yetkilisinin HASSA markasını davalı firmadan önce tescil ettirdiğini, müvekkilinin zararını gidermek için Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davaların dayandığı hukuki sebeplerin farklı olduğunu, mahkemenin uzun süre sessiz kalındığından dava açılamayacağına yönelik değerlendirmesinin yerinde olmadığını, dava tarihlerinin farklı olduğunu,

önceki kararın kesinleşmesi davacının dava açamayacağı, davalının haksız eylemlerine maruz kamlaya devam edeceği anlamında kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin alacaklarının davalıya ödendiğini, davalının ise bu durumu bildirmediğini, ...

Sigorta Aş tarafından müvekkiline rücu yazısı gönderildiğini, sonra yapılan araştırmada olayın müvekkil ile ilgili olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin distribütörü olduğu SEV SYSEMS isimli yabancı şirkete davalının , davacının izni olmadan mail attığını, haksız ticari ilişki kurmaya çalıştığını, davalının faaliyet konusu ve marka tescil konusu Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) 42 nci sınıf kapsamında yangın söndürmeye ilişkin mühendislik hizmeti iken, müvekkilinin faaaliyet konusu üzerinden firmalara ulaşarak ticaret yapıp ürün sattığını, yanlışlıkla müvekkilinin banka hesabından cari hesap borcunun çekildiğini,

davalının yalan beyanda bulunarak Hassa ibareli unvanın kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, her iki davanın bu nedenle farklı konulara dayandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu uyuşmazlığın Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/40 E., 2013/38 K. sayılı dosyasının dava tarihinden sonra oluşan olaylara dayandığını ileri sürmüş ise de; ilgili dosyada davacının markaya, ticaret unvanına tecavüz, ticaret unvanının terkini istemli davasının hak düşürücü süre yönünden 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince reddedildiği, kararın karar düzeltme incelemesinde Dairemizin 2015/3796 E., 2015/13295 K., sayılı ilamında;

"marka sahibi davacı şirketin davalı tarafça dava konusu markanın uzunca bir süre kullanılmasına sessiz kalması sonucunda işbu davanın açılmasının davalının marka üzerine yaptığı yatırım ve birikiminden haksız yararlanma sonucuna yol açacağı ve MK 2. maddesine aykırılık oluşturduğu..." şeklindeki gerekçe ile belirtildiği üzere davacının markaya ve ticaret unvanına tecavüz iddiasına dayalı olarak yeniden dava açmasının yerinde olmadığı, her iki davada dayanılan ihtarnamenin 27.01.2011 tarihli 03291 yevmiye nolu aynı ihtarname olduğu,

davacının iş bu davada yeni sebep olduğunu ileri sürdüğü hususların ticaret unvanının kullanımına ilişkin olduğu, önceki davada ticaret unvanının terkini isteminin de hak düşürücü süre yönünden reddedildiği ve kararın kesinleşmekle bu durumun davalı yararına kazanılmış hak oluşturduğu, ticaret unvanı terkin edilmedikçe kullanımının haksız rekabet oluşturduğundan söz edilemeyeceği dikkate alındığında davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılığın görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya ve ticaret unvanına tecavüz nedeni ile haksız rekabet oluştuğunun tespiti, ticaret unvanının terkini, hükmün ilanı, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/899, K. 2024/4890, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/899
Karar No
2024/4890
Tarih
11 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/913 K.2024/4145
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/914 K.2024/4156
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/915 K.2024/8784
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/915 K.2024/4531
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/916 K.2024/4533
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/919 K.2024/4580

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.