KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/112 E., 2024/461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/493 Esas, 2007/227 Karar
- Dava tarihi
- —
- Hüküm
- Davanın Reddi
- Talep eden
- Davacı vekili
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.09.2023 tarihli ve 2022/5494 E., 2023/4955 K. sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 ... maddesinin birinci fıkrası gereği onama kararının gerekçesinin bulunması gerektiğini belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından kararın maddi hataya dayandığı gerekçesi ile düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun’un "Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
" (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ... "
Dosya içeriğine göre, davacı vekilinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçede dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin maddi hataya dayalı karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir.
6100 sayılı Kanun'da, istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok dosyanın, “olmayan bu kanun yolu” üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle, müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Dürüst Davranma” kenar başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” hükmünü amirdir.
Dolayısıyla Bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra daha önceden istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötü niyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talebin reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir.
Müzakereler esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötü niyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden ceza tayininin hukuka aykırı olacağı" tezi de dile getirilmiştir.
Ne var ki olağan kanun yollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötü niyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna ... yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebi böyle bir müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklanmaktadır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin hükümler koyar. Bünyesinde barındırdığı denetim yollarının kötüye kullanılmasını düzenler.
Aksi hal, kanun yapma tekniğine de aykırı düşecektir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötü niyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüyle, dilekçe reddinin yanısıra cezai müeyyideye bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, 6100 sayılı Kanun'un "Kötü niyetle istinaf yoluna başvurma" başlıklı 351 ... ve "Kötü niyetle temyiz" başlıklı 368 ... maddelerinin atıfta bulunduğu "Kötü niyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı 329 uncu madde metninin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı anlaşıldığından kötü niyetle maddi hataya dayalı karar düzeltme yoluna başvuran davacı asıla para cezası verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/112, K. 2024/461, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama