KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1347 E., 2024/9090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2043 Esas, 2023/2177 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/196 E., 2023/329 K.
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından "İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi" ile teminat altına alınan şantiyede 08.09.2021 tarihinde hırsızlık hadisesi yaşandığını, müvekkilinin bu olay neticesinde sigortalısına 39.375,92 Euro hasar ödemesi yaptığını ve yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, şantiyenin güvenliğinden davalı Şirket'in sorumlu olduğunu, kolluk tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, oldukça büyük hacimli bakır tel ve kablo rulalarının dışarı çıkarılması için kesilerek küçültülmesi gerektiği, bu işlemin ise sessizce ve kısa sürede gerçekleştirilecek bir işlem olmadığı,
insan trafiğinin oluşacağı, güvenlik şirketi personelinin kuvvetle muhtemel bu olaydan haberdar olduğu veyahut güvenlik koruma işinin ağır bir şekilde ihmal edildiğini, ayrıca yapılan araştırma neticesinde hırsızlık olayının meydana geldiği tarihte güvenlik kameraları da çalışmadığını, hırsızlık olayının, davalı güvenlik firmasının kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin sigortalısına ödediğini tutarın tahsili için davalı hakkında ilamsız icra takibi yaptığını, takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın iddiasının aksine müvekkilince korunan şantiyede hırsızlık hadisesi yaşanmadığını, hırsızlık eylemine dair hiçbir delil, iz ve emare bulunamadığını, nitekim soruşturmayı yürüten Savcılık tarafından da aynı gerekçelerle takipsizlik kararı verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı yanca her ne kadar hırsızlık hadisesi yaşanmadığı savunulmuş ve bu hususu ispat için takipsizlik kararı mesnet gösterilmiş ise de teminat altına alınan şantiyede hırsızlık hadisesi meydana geldiğinin sabit olduğu, ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı, bu nedenle takipsizlik kararına itibar edilmediği, hırsızlığın meydana gelmesinde davalı Şirket'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yanca icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
2. 6102 sayılı Kanun'un 1472 inci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1347, K. 2024/9090, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama