KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1381 E., 2025/386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1399 Esas, 2023/1297 Karar
- Hüküm
- Kabul ( Davalı ... yönünden), Ret (Davalı ...Ş yönünden
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/232 E., 2018/1166 K.
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan toptan satış sözleşmesi ile ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki sebebiyle davalı şirketten alacaklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin dava dışı ... Factoring A.Ş.'nin davalı şirketten olan alacağının bir kısmını temlik aldığını, davalının temlike konu alacağı müvekkiline ödemediğini, davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçları için diğer davalı tarafından taşınmazı üzerinde müvekkili lehine 1.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bu borçların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki toptan satış sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcun bulunmadığı, her ne kadar yargılama sırasında davacı tarafça sunulan 31.12.2012 tarihli faturaya dayalı olarak davalı şirketten cari hesaptan dolayı alacaklı olunduğu ileri sürülmüş ise de, faturanın takipten sonra düzenlendiği ve “Nezdimizdeki cari hesabınıza ilişkin faiz bedeli” açıklamalı bu faturanın dayanaklarına dosyada rastlanılmadığı da gözetildiğinde,
davalı şirketin satış sözleşmesinden dolayı dava ve takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcunun bulunmadığının dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu, ipotek akit senedinde taraflar arasında akdedilmiş ve akdedilecek sözleşmelere istinaden asaleten ve gerekse kefaleten her nevi doğmuş ve doğacak borçların teminat kapsamında kaldığının belirtildiği,
temlike konu faktoring sözleşmesinden kaynaklı alacağın davacı ile davalı şirketin taraf olduğu sözleşmeden kaynaklanmadığı gibi, temlik sözleşmesine de davalı şirketin taraf olmadığı gözetildiğinde, temlik sözleşmesine konu alacağın ipoteğin kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine hükmedilmesi gereken avukatlık ücreti miktarı 192.000,00 TL olup hatalı değerlendirme ile 68.950,00 TL'nin anılan davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1381, K. 2025/386, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama