KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1431 E., 2024/7036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/434 Esas, 2022/940 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 16.03.2009 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, işletmenin satışlarında düşüşler görülmesi üzerine Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/635 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitte davalının fiilen bayiliği bıraktığı ve hatta bayilik devam ederken kullandığı telefonların mogaz tabelası olan 16 BOS 83 plakalı aracın üzerinde yazılı olduğunun tespit edildiğini, telefonların mogaz bayiliği için kullanıldığını, davacı sözleşmeye aykırı davrandığından keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini,
elindeki tüplerin iade edilmesi ile birlikte cezai şart ödenmesinin istenildiğini, talepleri yerine getirilmediğinden şimdilik iade edilmeyen tüpler için 4.000,00 TL depozito alacağı, 6.000,00 TL cezai şart alacağı, 5.000,00 TL kâr mahrumiyeti olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmede yer alan imzaların davalıya ait olmadığını, sahte olarak davacı tarafından atıldığını, ayrıca satışlardaki düşüşün aynı bölge içinde yakında başka bir ipragaz bayisinin bulunmasından kaynaklandığını, davacının mehil vermeden sözleşmeyi feshettiğini, müspet zarar niteliğindeki kâr mahrumiyetinin talep edilebilmesi için iki taraf arasındaki akdin ayakta kalması ve feshedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak Bayilik Sözleşmesinin 24 üncü maddesinde.
"Yine Bayi'nin akde muhalefeti dolayısıyla akdin feshine sebebiyet vermesi halinde 23. maddeden ayrı olarak, Bayi'nin son bir yıl içinde İpragaz'dan aldığı LPG'nin en yüksek aya ait ton miktarının, sözleşmenin feshi tarihindeki -12 kg'lık tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak- LPG perakende satış fiyatı ile çarpım sonucu bulunan bedeli, Bayi İpragaz'a cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü doğrultusunda davacının 51.078,75 TL cezai şart alacağının olduğu,
sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren o bölgede yeni bir bayi ile sözleşme imzalaması için geçecek makul sürenin 6 ay olacağı, buna göre davacının 12.180,88 TL kâr mahrumiyeti sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu,Yargıtay ilamı doğrultusunda davacıdan ibraz edilen tüp makbuzlarının asılları istenmiş olmasına rağmen davacı tarafından makbuz asıllarının mahkemeye sunulmadığı,
bu nedenle tüp depozito bedeline yönelik talebin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın taleple bağlı kabulü ile 11.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile bu bedelden 6.000,00 TL cezai şart istemine 06.11.2010 tarihinden itibaren, 5.000,00 TL kâr mahrumiyetine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tüp ve depozite alacağı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin haklı feshine dayanarak kâr mahrumiyeti, cezai şart ve tüp depozito bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1431, K. 2024/7036, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama