KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1467 E., 2024/9242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1694 Esas, 2023/1549 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/254 E., 2021/135 K.
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09, 35, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetler yönünden tescili için yaptığı “... ” ibareli başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin ...
Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulduğunu, ...’da toplu taşımada kullanılan elektronik ücret toplama sisteminin kurucusu olduğunu, ön ödemeli kart olan "...
Kart" aracılığı ile sisteme entegre noktalarda güvenli ve hızlı ödeme yapıldığını, müvekkilinin günlük hayatta neredeyse her vatandaşın kullandığı akıllı telefonlara yüklenecek bir uygulama ile toplu taşıma noktalarında ödeme yapılmasına imkan verecek bir sistem ürettiğini ve davaya konu olan markayı da bu sistem için kullanmak istediğini, davaya konu olan markanın bir slogan markası olduğunu, markayı oluşturan bileşenlerin bütüncül şekilde değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini,
müvekkilinin markasını oluşturan kelimelerinin kendi anlamlarından uzaklaşarak birlikte yeni bir anlam kazandığını ileri sürerek 2020-M-5215 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ibarenin standart yazı karakteri ile yazılmış, başkaca herhangi bir içermeyen "... " ibaresinden oluştuğunu, anılan ibarenin redde konu mal ve hizmetler bakımından vasıf bildirici nitelikte olduğu gibi bir teşebbüsün mallarının ve hizmetlerinin diğer teşebbüsleri mallarından ve hizmetlerinden ayırt etme vasfını da taşımadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "indir yükle okut geç" ibareli başvurunun, kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından, ortalama tüketici kitlesi nazarında marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını/hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan/hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ayrıca SMK'nın 5/1- maddesi uyarınca reddedilen mal ve hizmetler yönünden de tanımlayıcı olduğu, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın davalı kurum nezdindeki itirazında dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğini ileri sürdüğü ve bu hususta "google" arama motoruna dava konusu ibare yazıldığında 32.500 sonucun elde edildiğine dayandığı, bundan başka hiçbir delil sunmadığı,
dava konusu başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin bu davada, dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığının, YİDK karar tarihindeki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu ibarenin "google" arama motoruna yazıldığında 32.500 sonucun çıkmasının dava konusu ibareyi SMK'nın 5/2 maddesi anlamında ayırt edici hale getirmeye yeterli olmadığı,
yani bahsi geçen arama sonuçlarının sayısının davacının dava konusu ibareyi tescil başvurusu öncesinde çok yoğun tanıtım ve yaygın kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği anlamına gelmeyeceği, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf başvurusunun esastan reddine, gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1467, K. 2024/9242, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama