KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1558 E., 2025/299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2313 Esas, 2024/70 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2020/297 E., 2022/149 K.
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli "TR TÜRK RE" ve "TÜRK RE" ibareli markaların 36. sınıfta tescilli olduğunu, ''TÜRKİYE TÜRK'' ibaresi ayırt edicilik unsuru taşımadığı gibi münhasıran bir kişinin tekeline de verilemeyeceğini, ''RE'' ibaresi ayırt edicilik unsuru taşımadığı gibi reasüransın uluslararası kısaltması olduğunu, davalının reasürans ruhsatı varmış gibi anlaşıldığını, davalının kötü niyetle hareket ederek reasürans faaliyeti gösteriyormuş algısı ile üçüncü kişileri aldattığını ileri sürerek davaya konu markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markaların marka olamayacak işaretler kapsamında sayılamayacağı, tescili talep edilen hizmetlerin açıkça listelendiği; "RE" ibaresinin reasürans kısaltması olarak alınamayacağı, Türk Dil Kurumu kayıtlarında kısaltmalarda RE ibaresinin reasürans olarak görülmediği, reasürans ve sigorta aracılık hizmetleri alan kitlenin farklı olduğu ve halk tarafından reasürans hizmeti gibi anlaşılamayacağı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırma olarak kabul edilemeyeceği, davalının tescilinde kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1- b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1558, K. 2025/299, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama