KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/163 E., 2024/8246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2865 Esas, 2023/699 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/460 E., 2022/716 K.
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin aktif ve pasifinin tespiti ile denetim kayyımı atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalılardan ... ve ...'nın ortak murisleri ve babaları olan ...'nın vefatından sonra aralarında muris muvazaasına dayalı tapu ve şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin olarak Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/150 E. sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşik dava dosyalarında yargılama sonucunda 2022/86 K. sayılı ve 17.03.2022 günlü kararla davanın kabulü ile davalılar ... ve ...'nın %50'şer oranında hissedarı oldukları diğer davalı şirketin 1/8'er hissesinin davacılar ile dava dışı Kazım Aracı adına tesciline karar verildiğini ileri sürerek fiili mali durum tespiti ile Mersin
1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın kesinleşip ticaret sicile tescil işlemlerinin tamamlanmasına ve ilk genel kurul toplantısının yapılacağı tarihe kadar denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacıların haksız taleplerinin müvekkillerinin ticari iş ve ilişkilerini engellemek ve aksatmak amaçlı olup kötü niyetli olduğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davacılar tarafından dava konusu ...
Şirketi'nin mali durumunun tespiti ve denetim kayyımı atanması istenmiş ise de, bu hususta dava açılabilmesi için davacıların dava tarihi itibariyle hissedar sıfatını kazanmış olmaları gerektiği, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/150 E. 2022/86 K. sayılı kararı ile davacıların dava konusu şirkette hissedar olduklarına karar verilmiş ve davacılar lehine şirket hisselerinin tesciline dair hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kararının henüz kesinleşmediği, hissedarlığın tespit ve tesciline dair mahkeme kararı henüz kesinleşmediğinden davacıların dava tarihi itibariyle hissedar sıfatı kazandıklarından söz etmenin mümkün olmadığı,
dava konusu şirketin mali durumunun tespiti ve denetim kayyımı atanmasına dair taleplerin ancak hissedarlar tarafından ileri sürülebilecek taleplerden olduğu gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar ile davalılardan ... ve ...'nın ortak murisleri ve babaları olan ...'nın vefatından sonra aralarında muris muvazaasına dayalı tapu ve şirket hisselerinin iptali ve tesciline ilişkin olarak Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/150 E. sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşik dava dosyalarında yargılama sonucunda 2022/86 Karar sayılı ve 17.03.2022 günlü kararla davanın kabulü ile davalılar ... ve ...'nın %50'şer oranında hissedarı oldukları diğer davalı şirketin 1/8'er hissesinin davacılar ile davadışı Kazım Aracı adına tesciline karar verilmekle birlikte bu karar henüz kesinleşmediğinden davacıların
davalı şirkette ortak sıfatını da henüz kazanmadıkları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 614 üncü ve 630 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca şirketin mali durumunun tespiti ile şirkete denetim kayyımı atanmasını talep hakkının şirket ortaklarına tanındığı, ancak davacıların dava tarihi itibariyle ortaklık sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin davacıların davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin aktif ve pasifinin tespiti ile denetim kayyımı atanması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanunun 614 üncü maddesi ve 630 uncu maddesinin 2 nci fıkrası.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/163, K. 2024/8246, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama