KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1695 E., 2024/5688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/251 Esas, 2023/246 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesine üzerine Dairemizce kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, taraf vekillerince Dairemiz kararına karşı karar düzeltme başvurusunda bulunulmuş, Dairemizin 05.06.2018 tarihli kararıyla karar düzeltme başvurularının reddine karar verilmesi üzerine hüküm aynı tarihte kesinleşmiştir.
Davalı vekili tarafından hükmün kesinleşmesinden sonra mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden bahisle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli 2018/25857 Baş. Nu. kararı ile başvurucunun mülkiyet haklarının ihlal edildiğine karar verilerek ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, dosya Mahkemeye gönderilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.
Mahkemece Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yazarı ... ... ... olan SAFAHAT isimli kitabın mali haklarının sahibi olduğunu, davalı tarafından anılan kitabın haksız olarak basıldığını, çoğaltıldığını, dağıtılarak satıldığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca talep edebilecekleri tazminata istinaden şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 82.584,00 TL olarak ıslah etmiş anılan miktarın haksız fiil başlangıcından itibaren işlenecek faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu eserin yazarı ... ... ...'un 27 Aralık 1936 yılında vefat ettiğini, dava konusu müvekkili tarafından basılan eserin ise M. ... tarafından ortaya konulmuş işleme eser olduğunu ve eserin yayın haklarını bu kişiden 1997 yılında bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının dava konusu ile ilgili müvekkili hakkında yaptığı suç duyurusunun takipsizlik ile sonuçlandığını, davacının haksız şikayetleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyarak verdiği 18.11.2014 tarihli, 2014/74 E., 2014/213 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Onama Kararı
Dairemizin 09.05.2016 tarihli, 2015/10608 E., 2016/5185 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararın düzelterek onanmasına karar verilmiş, taraf vekillerince Dairemiz kararına karşı karar düzeltme başvurusunda bulunulmuş, Dairemizin 05.06.2018 tarihli kararıyla karar düzeltme başvurularının reddine karar verilmesi üzerine hüküm aynı tarihte kesinleşmiştir.
C. Hak İhlali Başvurusu ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Davalı vekilince hükmün kesinleşmesinden sonra mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden bahisle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli 2018/25857 Baş. Nu. kararı ile başvurucunun mülkiyet haklarının ihlal edildiğine karar verilerek ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, dosya Mahkemeye gönderilerek yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.
D. Mahkemece Anayasa Mahkemesinin İhlal Kararı Üzerine Yeniden Yargılama Yapılarak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin kararında da açıkça ifade edildiği üzere sonradan yürürlüğe giren 4110 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin bir sonucu olarak ... ... ...'un şiirlerinin koruma süresi 01.01.2007 tarihine kadar uzamış ise de bu durumun ... ... ...'un şiirlerinin işlenmesi suretiyle oluşturulan eserleri 5846 sayılı Kanun'un koruması kapsamı dışına kendiliğinden çıkarmadığı,
4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce alenileştirilen eserlere ilişkin mali hakları açıkça ortadan kaldıran bir hüküm bulunmadığından ... ... ...'un mirasçılarının haklarının canlandığından hareketle davalı tarafın haklarının sona erdiği sonucuna ulaşılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşan bir yorum olmadığı, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin açık kararı ve yine Anayasa Mahkemesi kararlarının yargı makamları için bağlayıcı olması hususu da nazara alındığında; davanın haksız olarak ikame edildiğinin değerlendirildiği,
dava konusu uyuşmazlığa hasreten davalı yanca ödenen paraların davacı yandan tazmini isteminin ancak ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceğinden bu yönde hüküm kurulmadığı gerekçesiyle Mahkemenin 2014/74 E., 2014/213 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılarak açılan davanın reddine, dava konusu uyuşmazlığa hasreten davalı yanca ödenen paraların davacı yandan tazmini istemi ancak ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceğinden bu yönde hüküm kurulmasına mahal olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava konusu eserleri basmak ve yayınlamak için hiçbir şekilde hak sahipliği bulunmadığını, dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi kararında iddia edildiği gibi bir başkasının hakkını ihlal ederek,
kazanılmış hakka sahip olunabilmesi mümkün olamayacağını, ... ... ...'un safahat isimli eserin hak sahibi olup, 1936 yılında vefat ettiğini, 5846 sayılı Kanun'da her ne kadar bir eserin koruma süresi 50 yıl olarak belirlenmişse de, 1995 yılında yapılan kanun değişikliğiyle bu sürenin 70 yıla çıkarıldığını, dolayısıyla, hak sahipliğinin eser sahibine avdet etmesi sebebiyle, ... tarafından ortaya çıkarılan işleme eserlerin hukuka aykırı hale geldiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aksi kabul edilse dahi, davalı ile ... arasındaki sözleşme 1997 yılında yapıldığını,
koruma süresini 70 yıla çıkaran kanun hükmü 1995 yılında yürürlüğe girdiğinden, bu süre dikkate alınmaksızın yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, Kanun değişikliğinden haberdar olan tarafların koruma süresi 70 yıla çıkarılmasına rağmen, hak sahiplerinden izin almaksızın mali hak devri yaptıklarını ve davalı eserleri basıp yayınlamaya devam ettiğini, Anayasa Mahkemesinin yerleşik yargı içtihatlarına aykırı olup kabul edilemez nitelikte bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, telif tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 5846 sayılı Kanun'un 6 ncı, 27 nci ve geçici 2 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1695, K. 2024/5688, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama