KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1742 E., 2025/1931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/995 Esas, 2024/35 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/81 E., 2021/1078 K.
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ve davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...’in oğlu... ile evli olduğunu, taraflar arasındaki boşanma davasının Almanya'da devam ettiğini, bu dava nedeniyle eşi ve onun ailesi ile husumetli bulunduğunu, kayınpederi olan davalı ile borç - alacak ilişkisine hiçbir zaman girmediğini, müvekkilinin kendisine senet imzalatıldığını aleyhine başlatılan takip ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle öğrendiğini, boşanma görüşmelerine ilişkin evraklar imzalanırken senedin kendisine hile ile imzalatılmış olabileceğini, takip konusu 10.12.2018 tanzim 01.05.2019 vade tarihli senedin hile ile imzalatıldığını,
müvekkili ile davalı arasında hiçbir şekilde borç-alacak ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek davacının bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacıya nakit verilen borca ilişkin bononun düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu bononun hile ile alındığı ve bedelsiz olduğu iddiasını ispatlayamadığı, tanık beyanlarının da bu iddiayı doğrulamaya yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1742, K. 2025/1931, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama