KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2285 E., 2025/835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1975 Esas, 2024/129 Karar
- Davalılar
- 1.... vekili Avukat ...
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2.... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
HÜKÜM
Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin 2016/58131 sayılı , 2016/58137 sayılı 2016/58136 sayılı 2016/58128 sayılı 2007/44078 ve 2011/99469 sayılı " ibareli 25. sınıfa konu mallar bakımından tescilli markaların sahibi bulunduğunu, bu markaların esas unsurunun ibaresi olduğunu, davaya konu müşterek 25. sınıfta tescili istenen 2019/56943 sayılı başvurusunda, markanın başındabaresinin yer aldığını ve markaların benzediğini, doğrudan ya da ilişkilendirme anlamında karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu, müşterek sınıftaki moda sektöründe potansiyel alıcıların,
başvuru markasını "MİLA" markasının yeni versiyonu olarak algılayabileceğini, iki markanın aynı işletmeye ait olduğu algısına kapılabileceğini, başvuru markasındaki "MR" harflerinin ayırt ediciliğe katkısının olmadığı gibi "mila" ve "reya" ibarelerinin markanın bağımsız ayırt edici unsuru olduğu algısını yarattığını ileri sürerek davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer alıcı çevrelerine hitap etmediğini, benzer ihtiyaçları gidermediğini, birbirlerini ikame edemeyeceğini, unsurları, görünüş, ses, şekil, genel izlenim vs. gibi sebeplerle ortalama tüketici nezdinde tümüyle farklı algılanacağını, müvekkilinin markalarının şirket ortağının iki kızının isimleri olan ve ibarelerinden ve anılan ibarelerin kısaltması olan "MR" harflerinden oluştuğunu, "MR" harflerinin de ayırt ediciliğe katkısının olduğunu, ibaresinin İspanyolca "kraliçe" anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "MR+ Milareya" ibareli marka başvurusu ile davacının ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesiminin davacının ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "MR+ Milareya" ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan mallar algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden iltibasın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının 25. sınıfta aynı malları kapsadıkları, ancak davalı başvurusunda özel bir stilde oluşturulmuş ve ayırt ediciliği yüksek bir "MR şekil" unsurunun bulunduğu, başvuruda ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, başvuruda yer alan yazı unsurunun bir bütün halinde "Milareya" olarak anlaşılacağı, dolayısıyla tarafların markaları arasında ibareler yönünden görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerliğin bulunmadığı, gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2285, K. 2025/835, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama