KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2471 E., 2025/1438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1781 Esas, 2024/122 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/563 E., 2022/471 K.
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.08.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısına dair yönetim kurulu kararının ana sözleşme uyarınca tüm ortaklara iadeli taahhütlü mektup, sektörel gazete ve SMS aracılığıyla çağrı yapılmak suretiyle ortakların %70 katılımıyla gerçekleştirildiğini, genel kurul kararının tescili amacıyla davalıya yapılan başvurunun, toplantıya davet merasiminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 414. maddesine uygun yapılmadığı gerekçesiyle reddedildiğini,
genel kurul çağrısının ticaret sicil gazetesinde yayımlanmamış olması gerekçe gösterilerek yapılan genel kurulun yok sayılamayacağını, etki kuralı uyarınca çağrının ticaret sicil gazetesinde yayımlanmamasının kararı etkilemeyeceğini ileri sürerek tescil talebinin reddine dair kararın iptali ile genel kurul kararının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tescili talep edilen karara yönelik olarak ilgili mevzuat kapsamında yapılan inceleme sonucu tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacı talebinin iade edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca davacı tarafa tebliğ edilmiş bir ret kararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, aynı Kanun'un 414. maddesindeki emredici düzenleme uyarınca genel kurul toplantı çağrısının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanının zorunlu olduğunu, somut olayda çağrısız genel kurul şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 446/b hükmüne göre usulsüz çağrının yalnız genel kurul kararına yönelik iptali davası açmak için bir iptal sebebi olarak kabul edildiği, davalı Kurum'un, çağrı usulüne uyulmadan alınan genel kurul kararlarının ticaret siciline tescil edilmemesi şeklinde bir tasarruf yetkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından yapılan genel kurul çağrısının 6102 sayılı Kanun'un 414. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmediği, maddedeki bu ilanın emredici nitelikte olup düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu, kamu düzenine ilişkin hususları denetleme yükümlülüğünün 6102 sayılı Kanun'un 32/1 hükmü ve ilgili Yönetmelik uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verildiği, davacı şirketin, kanunun emredici hükmüne rağmen genel kurul çağrısı için Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapmadığı,
Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 23/2 hükmü uyarınca tescil talep dilekçesine, tescil talebini doğrulayıcı belge asıllarının ya da onaylı örneklerinin eklenmesinin zorunlu olduğu, çağrıya ilişkin ilan gazetesinin tescil talep dilekçesine eklemediği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün genel kurul kararlarının içeriğini mahkeme gibi denetlemesi mümkün değilse de, tescili istenen işlemin kurucu şekli unsurlarının bulunup bulunmadığını denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, gerekli belgeler eklenmeden yapılan tescil talebinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
tescil için ilgili mevzuatta aranan belgeler eklenmediği ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu hususları denetleme yükümlülüğü bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacı şirket genel kurul kararının tescili talebinin reddine dair davalı işleminin iptali ile genel kurul kararının tescili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2471, K. 2025/1438, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama