KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2514 E., 2025/730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2322 Esas, 2024/99 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/116 E., 2023/278 K.
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, satın almak istediği taşınmaz üzerinde önceki malik tarafından davalı banka lehine tesis edilen 420.000,00 TL bedelli ipotek bulunduğunu, konut kredisi talebinde bulunduğu ... Sakarya Şubesi’nin ipotek fekki için ...
Bankası Sakarya Şubesi ile iletişime geçtiğini, davalı bankanın 09.04.2021 tarihli İpotek Fek Taahhütnamesi'nde ticari kredi bakiyesinin 150.000,00 TL olduğunu ve ödemenin yapılması halinde ipoteğin fek edileceğini taahhüt ettiğini, bu taahhüde güvenerek taşınmazı konut kredisi ile satın aldığını, belirtilen hesaba 09.04.2021 tarihinde ödeme yapılmasına rağmen davalı bankanın ipoteği kaldırmayarak taşınmazın paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlattığını, yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek,
taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ve davalı aleyhine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipoteğin önceki malik ... ile banka arasında 05.05.2020 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilere teminat olarak tesis edildiğini, davacının girişimleri sonucu borcun ödenmesi halinde ipoteğin kaldırılacağına dair fek taahhütnamesi düzenlendiğini, ancak davacının 09.04.2021 tarihinde önceki malik ...’ın banka hesabına gönderdiği 150.000,00 TL’den öncelikle 27.599,23 TL kredi kartı borcunun ödendiğini, ardından mobil uygulama üzerinden üçüncü bir şahsa 4.000,00 TL havale yapıldığını ve kalan 118.400,77 TL’nin gün sonunda kredi borcuna mahsup edildiğini,
bu işlemler nedeniyle borcun tamamına yetecek tutarın hesapta kalmadığını, dolayısıyla bankanın verdiği taahhüdün geçersiz hale geldiğini ve bakiye alacağın tahsil edilememesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, birden fazla ipotekli taşınmaz olduğu için hepsi hakkında takip yapıldığını ancak öncelikle ...’a ait farklı bir taşınmazın satışının talep edildiğini, ipoteğin kaldırılmamasında bankanın kusurunun bulunmadığını ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının ipoteğin kaldırılması talebinin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle 420.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına, ayrıca davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminata karar vermiş olup, bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ipoteğin fekki taahhüdüne dayalı ipoteğin fekki ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen ipoteğin kaldırılmasına ilişkin kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının ipoteğin kaldırılması yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı bankanın ipotek fek taahhütnamesinde belirtilen borcun ödenmesi yazısı üzerine, davacının söz konusu parayı yatırmasına rağmen ipoteği kaldırmaktan imtina etmesi hali (şartları taşıması) halinde maddi zararın tazminini gerektirse de somut olayda davacı yalnızca manevi tazminat istemiş olup, dava konusu hadisede ayrıca davacının kişilik haklarının zedelendiği ispat edilemediğinden, manevi tazminat yönünden davaın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2514, K. 2025/730, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama