KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2650 E., 2025/1093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/173 Esas, 2024/367 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/295 E., 2021/359 K.
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirket’in 2019/84435 sayılı “T perio” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin itirazlarının davalı ...’in Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilin daha önce 03., 05., 10. ve 35. sınıfta tescil ettirdiği ve markalarını inhisarı altına aldığını, bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikteki “T perio” ibareli başvurunun tüm emtialar yönünden tamamen reddi gerektiğini, davalı Şirket’in kötüniyetli başvuru yaptığını, tescil halinde müvekkilinin markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini,
müvekkili aleyhine haksız yarar sağlanacağını ileri sürerek 2020-M-5776 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/84435 başvuru sayılı” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, dental ve tıbbi malzeme sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, dava konusu ibare üzerinde ilgili sınıflarda zincir markaları dolayısıyla kazanılmış hak elde ettiğini, periodontoloji kelimesinin kısaltılmışı olan “perio” ibaresinin “dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuların anatomi fizyoloji ve histolojisini inceleyen, bu dokularda meydana gelen hastalıkları araştıran, bu hastalıkların tedavisini ve tedavi sonucu elde edilen sağlığın devamlılığını sağlayan bilim dalı” anlamına geldiğini, diş hekimliğinin bir bölümü olduğunu,
markanın anlam ve oluşturulma biçimi açısından başka bir marka ile karıştırılmayacağını, davacının markasını sadece temizlik ürünlerinde, müvekkilinin ise diş hekimleri ve doktorların hakim olduğu bir alanda kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “ibareli marka başvurusu ile davacının 2016/93518 sayılı “PERO” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik varsa da başvuru markasının kapsamında kalan emtialar açısından mal/hizmet benzerliğinin oluşmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmündeki iltibas- karıştırılma- benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, davalının ” ibareli marka başvurusu ile davacıya ait “PEROS” ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
davacının başvuru markasının kapsamında kalan emtialar açısından ibareli başvuru üzerinde önceye dayalı kullanımını, gerçek hak sahipliğini ve davalı Şirket’in kötüniyetle başvuru yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, markalarda “p-e-r” harfleri ortaksa da başlangıç ve bitiş harfleri, şekil unsuru ile başvuruda yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markaları benzer bulunmadığından davacı markasının tanınmışlığnın somut uyuşmazlığı etkilemeyeceği, önceye dayalı hak sahipliği, ticaret unvanından kaynaklanan üstün hak ve kötüniyetli tescil iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2650, K. 2025/1093, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama