KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2658 E., 2025/831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/41 Esas, 2024/102 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/265 E., 2020/169 K.
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının esas unsurunu oluşturan "katık" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olmadığını ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-4194 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; markaların ortak olarak içerdiği “katık” ibaresinin “Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek” anlamına geldiği, söz konusu ibarenin yaygın kullanıma sahip ve başvuru kapsamındaki 43. sınıf hizmetler bakımından ayırt edici niteliğinin zayıf olması, başvuruda “hat-kat” ibaresinin büyük harflerle üst tarafta konumlandırılması ve marka algısının bu ibarede olması,
itiraz gerekçesi markaların bütün olarak farklı izlenim bırakması hususları bir arada dikkate alındığında tüketicilerin “katık” ibaresinin markalarda ortak olarak yer alması nedeniyle markaları birbirine karıştırmayacağı, markalar arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini bertaraf etmek için yeterli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, Türkiye’de yaşayan herkesin gıda sektörü için bildiği kelimeler kullanılarak oluşturulan davacıya ait markaların baştan itibaren zayıf marka konumunda oldukları, bu tür markalar arasındaki iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile bertaraf edilebileceği, yargılama konusu olay açısından da aynı hususun söz konusu olduğu,
başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... " ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "Katık" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Katık" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2658, K. 2025/831, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama