KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2682 E., 2024/6582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/226 Esas, 2022/362 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette %45 pay sahibi olduklarını, davalı şirketin inşaat işleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet çerçevesinde dava dışı ...
Konut Yapı Koop. ile yapılan sözleşme gereğince kooperatifin inşaat işlerini arazi karşılığında üstlendiğini, adım adım inşaat tamamlandıkça kooperatife ait olan Konyaaltı, Hurma Mh., ... ada, 6,7 ve 11 no.lu parsellerin şirkete devrinin kararlaştırıldığını, yapılan işler neticesinde birinci, ikinci etap tamamlandığından sözleşmeye göre ... ada 11 ve 7 no.lu parsellerin davalı şirket üzerine devrinin yapıldığını, müvekkillerinin yabancı olup öncelikle finansör olarak dışarıdan maddi destek sağladıklarını, bunun kaşılığında kendilerine daire verileceğini,
ancak Türk Mevzuatına göre yabancıların taşınmaz edinmeleri zor olduğundan şirkete sonradan ortak olmaya karar verdiklerini, şirketin kuruluşundan itibaren müdürü ve ortağı olan davalı ...'in bir süre sonra şirketteki hissesini akrabası olan diğer davalı ...'e devrederek ...'in şirket müdürü olmasını sağladığını, durumdan şüphelenen müvekkillerinin yaptığı araştırma neticesinde inşaata başlanmadığının tespit edildiğini, genel kurulun toplanmasını istemelerine rağmen müdür ...'in genel kurulu toplamadığını, bu olaylardan sonra müvekkillerinin vekilleri olan Avukat ...'ı azletmek zorunda kaldıklarını,
bu arada Hurma Mahallesindeki ... ada 11 no.lu parselin davalı şirket adına kayıtlı iken 12.03.2009 tarihinde şirket müdürü ... tarafından eski müdür ...'e satıldığını öğrendiklerini, yapılan işlemlerin muvazalı olup şirketin içinin boşaltılmasına yönelik olduğunu, Ticaret Kanundaki düzenlemelere göre şirkete ait taşınmazların devrine ilişkin alınacak kararlarda bizzat ortakların hazır olması gerektiğini, aksi takdirde yapılan işlemin geçersiz olduğunu, bu sebeple dava açmak zorunda kaldıklarını iddia ederek dava konusu olan Hurma Mah., ... ada,
11 parsel no.lu taşınmazın davalı ... adına kaydının iptal edilerek şirket üzerine iadesine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacılar ile Hollanda'da yaşayan ... aracılığı ile tanıştıklarını, davacıların şirketi araştırarak ortak olmaya karar verdiklerini, Antalya 13. Noterliğince düzenlenen 31.08.2007 tarihli vekâletname ile davacı ...'in Avukat ...'a vekâlet vermek suretiyle davalı şirketten hisse aldığını, daha sonra davacı ...'in aynı avukata 28.04.2008 tarihinde vekâlet vermek suretiyle hisse alarak şirkete ortak olduklarını, vekil aracılığı ile şirket işlerini takip ettiklerini, ortaklar kurulu toplantısında vekilin hazır bulunduğunu, hileli ve muvazalı işlemler yapılmadığını,
kaldı ki davacıların bizzat kendilerinin de pek çok toplantılarında hazır bulunduklarını, tercüman aracılığı ile alınan kararların kendilerine bilgilendirildiğini, bu çerçevede 04.10.2007 tarihli ortaklar kurulu kararında müvekkili ...'in şirketteki hisselerinin tamamını kardeşi olan ...'e devrettiğini, davacıların vekili olan Avukat ...'ın bizzat bu toplantıda hazır olup yapılan devir işlemlerinden bilgi sahibi olduğunu, 05.10.2007 tarihli toplantıda ...'in şirket müdürlüğünden istifası üzerine,
yeni şirket müdürünün ... olduğunu, davacıların kötü niyetli olup aradan bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, dava konusu edilen Hurma Mh., ... ada, 11 parsel no.lu taşınmazın şirket tarafından ...'e devri ile ilgili işlemlerin davacıların henüz şirkete ortak olmadıkları dönemde 08.08.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kararlaştırıldığını, davalı şirket ile arsa maliki olan dava dışı ...
Konut Yapı Kooperatifi arasındaki sözleşme incelendiğinde kooperatife ait arazide ilk sözleşmeyi yapan yüklenicinin işi yarım bırakması üzerine bu defa davalı ... İnşaat Tur. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin geri kalan işi tamamlamak üzere inşaatı devraldığını, önceki yüklenici döneminde inşaatın %40 imalatının yapıldığını, imalat bedellerinin müvekkili ... tarafından karşılandığını, bu nedenle davalı şirketin inşaat tamamlandıktan sonra hakedeceği arsalar karşılığında 11 no.lu parselin ...'e devrinin kabul edildiğini, daha doğrusu bizzat ...'in yapmış olduğu emek ve masraflar karşılığı olarak 11 no.lu parselin ...'e verilmesinin kabul edildiğini, yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük ve muvaza bulunmadığını, davacılara bu konuda gerekli açıklamalar yapıldığını, bilerek şirkete ortak olduklarını,
Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/342 D.İş dosyasında yapılan tespite göre o dönemde inşaatın %40 seviyede olduğunun belirlendiğini, inşaattaki trafo ile ilgili sorunlardan dolayı genel iskanı alınmamış ise de bu işlemlerin tamamlandığını, hak edilen 8770 ada, 7 parsel ile 8831 ada, 6 parselin hâlen şirket adına kayıtlı olduğunu savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarih ve 2020/5374 E., 2022/2394 K. sayılı kararı ile davalı ...'in işlem tarihinde davalı şirket yetkilisi olup taşınmazın maliki olmadığı,
bu itibarla, şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı olmayan iş bu davada kendisine husumet düşmeyeceği gözetilerek bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken anılan davalı hakkında davanın kabülüne karar verilmesinin doğru olmadığının, taşınmazın devrinin 08.08.2007 tarihli ortaklar kurulu kararına dayanmakta olup davalı şirket ile dava dışı kooperatif arasında yapılan 02.05.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi tarihi itibariyle daha önceki yükleniciler ile borç tasfiyesi yapıldığı,
davalı ... tarafından gerek bu sözleşme öncesi gerekse sözleşmeden sonraki döneme ilişkin ödemeler yapıldığı sabit olup kendisine yapılan devrin ivazlı devir olduğu kabul edilmek suretiyle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığının belirtildiği, bu gerekçelerle verilen kararın bozulduğu,
Mahkemece usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı şirket vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 19.10.2023 tarihli, 2023/12 E. ve 2023/5995 K. sayılı kararı ile onanmış, onama ilamına karşı davacılar vekili ile davalı şirket vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirkete ait olan taşınmazın muvazalı olarak şirket eski ortağı davalı ...'e devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 2.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 18 inci maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacılar vekili ile davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2682, K. 2024/6582, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama