İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2768 K.2024/7901

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2024/2768Karar2024/7901Tarih7 Kasım 2024Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/2768 E., 2024/7901 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/2313 Esas, 2024/371 Karar
Hüküm
Asıl davanın kabulüne, birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/966 E., 2019/357 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalıya kimyasal ürünler sattığını, ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağı toplamının 564.360,14 euro olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 1997 yılından başlayarak 2015 yılı ekim ayı ortalarına kadar devam eden davalıya ait ürünlerin Türkiye pazarındaki satış yetkisi verildiği distribütörlük/tek satıcılık hakkı veren bir sözleşme ilişkisi mevcut olduğunu, davacının davalının mallarının Türkiye pazarına girmesi ve tanıtımı için ciddi faaliyetlerde bulunduğunu, 2015 yılı başından itibaren davalı şirket tarafından anılan sözleşme ilişkisine aykırı biçimde müvekkili şirketin siparişlerine cevap verilmediğini,

davalı tarafından davalı şirket ortaklarından birinin kurucusu ve hisselerinin tümünün maliki olduğu ... Ltd.

Şti. ünvanlı bir şirket kurulduğunu ve bu şirket üzerinden müvekkilinin portföyünde bulunan müşterilerine fiyat teklifi gönderildiğini, davalı şirkete ihtar gönderilerek siparişlerin gönderilmesi aksi halde distribütörlük sözleşmesinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından verilen cevapta distribütörlük ilişkisi bulunmadığının belirtildiğini ve taraflar arasında sadece cari ilişki bulunduğu iddia edilerek cari hesap alacağının ödenmesinin talep edildiğini, bununla da yetinilmeyerek müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin 2015/10583 E. sayılı dosyasından alacak iddiası ile icra takibi de yapıldığını,

müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, sonrasında davalının haksız eylemleri neticesinde sözleşmenin feshedildiğini, davalının 18 yıllık süreçte Türkiye'de davacıdan bağımsız başka müşterisinin olmadığını,

davacının elinde kalan bir kısım malların gönderilmeyen mallar nedeniyle ekonomik değerinin kalmadığını müvekkilinin bu nedenle büyük zarara uğradığını ileri sürerek distribütörlük anlaşmasının haklı feshi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.058.463,00 euro müşteri (portföy) tazminatı ve müvekkilinin elinde kalan malların değeri olan 72.122,00 euro olmak üzere toplam 1.130.585,00 euronun davalıdan 3095 Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (3095 sayılı Kanun) gereğince bankaların döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalının 1997 yılından bu yana davacı ile devam eden ticari ilişkisi olduğunu ve davacıya ait ürünlerin Türkiye pazarındaki satış ve pazarlanması bakımından müvekkiline distribütörlük/tek satıcılık hakkı veren bir sözleşme ilişkisinin mevcut bulunduğunu, davacının, takibe dayanak yaptığı 20.03.2015 tarihli cari hesap ekstresindeki faturaların ödendiğini, bu durumun fatura metinlerinden de anlaşılacağını, 22.11.2013 tarih 1.200,00 euro tutarlı faturanın müvekkili kayıtlarında olmadığını, böyle bir mal alımının da yapılmadığını, davalının davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanmış hiçbir yazılı sözleşme ve herhangi bir yetki şartı anlaşması mevcut olmadığını, davalı şirketin İtalya'da mukim olduğunu, bu nedenle davanın yetki bakımından reddi gerektiğini, davacının davalıdan kimyevi boya maddesi satın alarak Türkiye'ye ithal ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin alım-satım ilişkisinden başka bir özellik taşımadığını, taraflar arasındaki ilişkinin distribütörlük olarak nitelendirilmesinin gerçek dışı olduğunu, davacının davalının mallarının pazarlayabilmek için yaptığı faaliyetlerin kendi ticari faaliyetlerine ilişkin olduğunu, davacının talebinin hukuki dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip talebinde asıl alacağın "cari hesap alacağı" olarak talep edildiği, ayrıca borcun sebebinin "...02.04.2015 tarih ve 06242 Yevmiye No'lu İhtarname konusu alacak bakiyesi" olduğunun belirtildiği, takipte borcun sebebi olarak gösterilen ihtarnamenin tamamen taraflar arası ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının ödenmesine ilişkin olduğu,

her ne kadar takip talebinde belirtilen faturaların ödendiği belirlenmiş ise de, davalının incelenen kendisine ait ticari defterlerde cari (açık) hesapta ihtarda belirtilen faturalar nedeniyle bir borç olmadığı, zira bu faturaların peşin ödendiği ancak davalının daha evvelki yıllardan beri gelen ticari ilişki nedeniyle cari hesabında talep olunan miktarı aşan tutarda borçlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği gerekçesiyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kabulü ile;

davalı borçlunun İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün 2015/10583 E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın, 564.360,14 euro asıl alacak bakımından iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre devlet bankalarının euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki T.C.

Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, birleşen davaya ilişkin karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava ise tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2768, K. 2024/7901, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. IV. Temyiz İncelemesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2768
Karar No
2024/7901
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2768 K.2024/12655
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2770 K.2024/4271
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2770 K.2024/18267
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/2773 K.2024/9249
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2773 K.2024/10073
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2774 K.2024/6146

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.