KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2948 E., 2025/3161 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/482 Esas, 2024/374 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/836 E., 2020/221 K.
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının Hasanpaşa Şubesi nezdinde 72823043 numaralı vadesiz hesabı bulunduğunu, 03.11.2017 tarihli işlem ile 4.450.000,00 TL tutarındaki paranın davacı tarafından hesaba yatırıldığını, müvekkili şirketin yetkilisinin 08.05.2018 tarihinde banka şubesine gitmesiyle hesaptaki paranın dört adet EFT talimatı ile kendilerinin talimat, bilgi ve onayı olmadan kendilerine haber verilmeden 3.şahıslara ait hesaplara EFT ile gönderilerek hesabın boşaltıldığının öğrenildiğini, işlemlere ait imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını,
söz konusu talimatlar nedeniyle banka tarafından aranıp haberdar edilmedikleri gibi onay da alınmadığını, banka ile haricen yapılan görüşmede söz konusu işlemlerin genel müdürlük operasyon merkezi tarafından yapıldığı ve işlemi yapan personelin işten çıkarıldığının bildirildiğini, davalı bankanın kusurlu olduğunu, özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek 4.450.000,00 TL'nin 07.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ıslak imzalı talimatlarla işlemlerin yapıldığını, işlemlerden yaklaşık 6 ay sonra davacının işlemlerden haberdar olduğu iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 08.07.2019 tarihli kurul raporunda inceleme konusu 3 adet EFT talimatında yer alan imzaların davacı yetkilisi ...
Dayıoğlu'nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmiş ve yeniden imza incelemesi yaptırılması talep edilmiş ise de alınan rapor gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan yeniden imza incelemesi yapılmasının gerekmediği, davacı vekili sözlü yargılama duruşmasında İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/184 E. sayılı dosyasında dava açıldığını bu dosyanın incelenmesini istediklerini beyan ve talep etmiş ise de söz konusu dosyanın açılmasına esas soruşturma dosyası daha önce getirtilip incelendiği, söz konusu soruşturma dosyasında pek çok farklı şikayet olduğu,
bir tanesinin de davalı bankanın, davacı şirket yetkilisi yanı sıra EFT işlemi ile kendisine para gönderilen ..., ... ve ... ve diğerleri hakkında yaptığı şikayet olduğu, davacının da banka çalışanları ile hesabına EFT yapılan kişileri taraf göstererek şikayet dilekçesi verdiği, soruşturmaların birleştirildiği bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin kabul edilmediği, davacının davaya konu ettiği talimatları bizzat imzalayıp verdiği, EFT alıcılarıyla davacı şirket arasında bir ilişkinin mevcut olduğu, karşılıklı para gönderimlerinin yapıldığı,
ayrıca 06.11.2017'de vadesiz hesaba 4.450.000,00 TL yatıran davacının 6 ay boyunca bu hesabı kontrol etmemesi, yüksek meblağlı para çıkışlarından haberinin olmamasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, yapılan EFT işlemlerinden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2948, K. 2025/3161, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama