KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2979 E., 2025/3223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1322 Esas, 2024/455 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/931 E., 2022/377 K.
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket yetkilisi ... ...'ın Almanya'da başarılı bir iş adamı iken ülkesinde de yatırım yapmaya karar verdiğini, 2010 yılında davacı şirketi kurduğunu, 2010 yılında limited şirket için en az iki ortak gerektiğinden arkadaşı olan davalıyı bir pay ile şirkete ortak aldığını, davalı ...'ın şirketi temsil ve çek imzalama yetkisinin bulunmadığını, ... ...'ın uzun süre yurt dışında kaldığını, 14.08.2017 tarihinde bankadan gelen telefon ile 935.000,00 TL'lik çekin davalı ... tarafından ibraz edildiğinin ve bedelinin istendiğinin bildirildiğini, ... ...'ın bu olay karşısında şok yaşadığını,
çünkü bir hafta önce elinde çek olmadığını söyleyen davalı ...'ın elindeki imzalı boş çeklerden birini doldurarak tahsil etmeye çalıştığını anladığını, ...'ın şirket adına ödeme yapmak üzere kendisine teslim edilen imzalı boş çeklerden birini kendi lehine doldurduğunu, 17.08.2017 tarihinde ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 2017/134667 soruşturma dosya numarasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirket ile davalı arasında borçlanmayı gerektirecek bir ilişkinin olmadığını, tamamen ... ilişkisine dayanılarak şirket adına ödeme yapması için çeklerin verildiğini,
davalının kendi adına düzenlediği çek ile şirketi kendisine borçlandırdığını, davalının elinde kaç tane çek kaldığının bilinmediğini, bankadan alınan bilgiye göre iade edilmemiş 31 adet çek gözüktüğünü, davalı ...'ın bunları nasıl dolduracağının belli olmadığını, son on aydır ... ...'ın şirket adına kimseye çek vermediğini, şirket mali müşavirine de 2016 yılının 10. ayından sonra çek keşide edildiğinin bildirilmediğini, şirket ile ilgili ödemelerin genellikle çek ile yapıldığını, bunun için de imzalı boş çeklerin davalıya bırakıldığını, 2016 yılında davacı şirketin bir çok fuar ve tanıtım organizasyonları yaptığını,
ödemeler için de 25.03.2016 tarihinde Denizbank'tan alınan çek koçanında kalan çeklerin boş ve imzalı olarak davalıya teslim edildiğini, organizasyonun davalı yanca gerçekleştirildiğini, bir anda şirketin 2016 senesine ait defterlerinin vergi müfettişleri tarafından incelemeye alındığını, sahte ve naylon fatura çıkması üzerine müvekkili şirket yetkilisi ... ... ile davalı ... arasında anlaşmazlık çıktığını, davalının şirket aleyhine başka işler de yaptığının tespit edildiğini,
boş çekler geri istendiğinde davalının elinde hiç boş çek olmadığını bildirdiğini ileri sürerek karşılıksız kaydı basılan Denizbank Şişli Şubesi'ndeki şirket hesabından keşide edilen 08.08.2017 tarihli, 8811812 numaralı, 935.000,00 TL'lik çekin bedelsiz olduğunun tespitine, bu çek nedeniyle davacının davalıya borcu bulunmadığının tespitine, %40'tan az olmamak üzere icra tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çeki davacı şirketin bilgisi dahilinde şirkete vermiş olduğu borçlara karşılık aldığını, hatta çeki şirket yetkilisi ... ...'ın düzenlediğini, dava dilekçesinde müvekkiline borç ödeme yetkisinin verildiğinin ikrar edildiğini, buna göre müvekkilinin kendi borcunu bile ödememiş olmasının hukuksuz sayılmayacağını, davacı şirket yetkilisinin müvekkili gibi bir çok kişiye borcunun bulunduğunu, davada konu edilmeyen ihtilâflardan dolayı müvekkilinden intikam almaya çalıştığını, davacı şirket yetkilisinin taşınmaz alımı için müvekkiline vekâlet verecek kadar güvendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, davalı ...'a şirket adına ödeme yapması için teslim edilen imzalı boş çeklerden birinin davalı ... tarafından doldurularak bankaya ibraz edildiğini öne sürdüğü, davalının ise davacının bu iddiasını reddederek söz konusu çekin, davacı şirkete borç olarak verilen paralara karşılık davacı şirket yetkilisi tarafından tanzim edilerek kendisine verildiğini savunduğu, ispat yükünün davacıda olduğu,
açığa düzenlenmiş olan çekin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında bulunan tarafın, bu yöndeki iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, somut olayda dosyaya bu yönde sunulmuş herhangi bir yazılı delile rastlanılmadığı, ispat yükü davacıda olup davacının yazılı belgelerle iddiasını ispatlayamadığı, delilleri arasında yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çekin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davacı tarafça çekin lehtar hanesi, tarih ve bedel kısımının davalı yanca anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı delil ile ispat edilemediği, davalı savunmasında, çekin şirkete verilen borç karşılığı düzenlendiğini ileri sürdüğünden ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyeceği, çekin ileriye yönelik olarak düzenlendiği yönünde delil bulunmadığı, Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2979, K. 2025/3223, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama