KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3117 E., 2025/3209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/581 Esas, 2024/431 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/213 E., 2020/648 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup şirketin diğer ortağı ve yöneticisinin sahtecilik suretiyle müvekkilinin payını %0,1 düşürdüğünü, görülen ceza ve hukuk davaları ile bu durumun kesinleştiğini, taraflar arasında birçok davanın süregeldiğini, davalı ile müvekkili arasında 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali davalarının da bulunduğunu, şirketin bilanço ve faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını,
28.12.2017 tarihli ortaklar genel kurulu toplantısında 3 ve 4. gündem maddesi olarak görüşülen 2016 yılına ait faaliyet raporları ve tasdik edilen fınansal tabloların eksik ve gerçek dışı kayıtlar içerdiğini, davalı şirketin kayyımı tarafından hazırlanan 18.08.2014 tarihli kayyım raporuna göre sermayenin 2/3 oranında kaybedildiğini ve raporlarda belirtilen rakamlara göre bazı hesaplarda çok büyük oranda farklılıkların ortaya çıktığının gözlendiği yönünde tespitler bulunulduğunu, şirketin mali tablolarının gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu, gündemin 6. maddesinde kâr dağıtmama kararının yasa,
anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, 7 numaralı madde ile ilgili olarak şirkete denetçi atanmasına dair sürecin usule uygun yürütülmediğini, toplantı davetinde bağımsız denetçi olarak görevlendirilmek istenen kişiler hakkında bilgi verilmediğini, müvekkili ile davalı arasında yargıya intikal etmiş ihtilaflar devam ederken bağımsız denetçi olarak görev yapacak kişilerin gizlenmesinin kabul edilebilir olmadığını ileri sürerek 28.12.2017 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul toplatısında alınan 3, 4, 6 ve 7 numaralı maddelerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulun 3. maddesinde faaliyet raporlarının okunduğu ve müzakeresine geçildiği hususunun tutanağa bağlandığı, bu maddede yapılan bir oylama ve alınan bir karar olmadığından iptale konu bir talebin de olamayacağı, 4. maddede finansal tabloların onaylandığı ve davacının finansal tabloların fiktif değerler üzerine hazırlandığını ve gerçeği yansıtmadığı iddiasına dair somut delil ileri sürmediği, bu nedenle iddiaların soyut kaldığı, 6. maddede kâr dağıtmama kararının alındığı,
davacının bu karara muhalefetini, oylama yapılmadan tutanağa geçirttiği, muhalefet şerhini ve muhalefet beyanına ilişkin dilekçesini divan başkanlığına sunduğu, kâr dağıtılmamasına ilişkin bu kararın oy çokluğuyla alındığı, davacının muhalefetinin karara yönelik yapılmış geçerli bir muhalefet olmadığı, 7 numaralı maddede ise bağımsız denetçi seçimine dair alınan kararda kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığın bulunmadığı,
alınan kararın yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olup yeterli karar alma nisabının oluştuğu, davacının iptal gerekçelerinin soyut beyanlar olarak kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurulun 3 numaralı maddesinin faaliyet raporunun okunması ve müzakeresine ilişkin olup karar alınmadığı ve oylama yapılmadığı,
4 numaralı gündem maddesinin finansal tabloların onaylanmasına ilişkin olup taraflar arasında süregelen hukuki uyuşmazlıklar kapsamında verilen kararlar ve özellikle davalı şirketin 2014 yılının 8. ayından itibaren davacının da kabulünde olduğu üzere kayyım denetiminde olması da göz önünde bulundurulduğunda bilirkişilerin davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptıkları inceleme sonucu belirttiği tespitler sonucunda bilanço kalemlerinin fiktif olduğu ve gerçeği yansıtmadığına dair davacı iddialarının soyut nitelikte kaldığının kabulünün uygun görüldüğü,
gündemin 6 numaralı maddesinin kâr dağıtılmamasına yönelik olup gündemle ilgili muhalefet şerhinin karardan önce tutanağa eklendiği, bunun geçerli bir muhalefet olarak değerlendirilemeyeceği, 7 numaralı gündem maddesinin denetçi atanmasına ilişkin olup davalının bağımsız denetime tabi bir şirket olduğu, denetim şirketinin görevlendirilmesinin yasa gereği olduğu,
denetçinin ise Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen şirket olması nedeniyle bu maddeye yönelik iptal talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3117, K. 2025/3209, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama