İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/325 K.2024/6362

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2024/325Karar2024/6362Tarih12 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.189 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/325 E., 2024/6362 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Eylül 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2023/521 Esas, 2023/745 Karar
Hüküm
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.189 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin (TGB) 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu (4691 sayılı Kanun) çerçevesinde müvekkilinin koordinasyonunda faaliyet gösterdiğini, anonim şirket niteliğini haiz TGB yönetici şirketinin öncelikle özel kanun niteliğindeki 4691 sayılı Kanun'a, hüküm bulunmayan hallerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (6102 sayılı Kanun) tabi olduğunu, 4691 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yönetici şirketin kanuna ve yönetmeliğe uygun olarak TGB’yi yönetmekle yükümlü kılındığını,

amaç dışında faaliyet göstermesi durumunda aynı maddenin sekizinci fıkrası gereği müvekkili Bakanlığın mahkemeden şirket yönetimi için kayyım atanmasını ve şirketin tasfiyesini isteyeceğini, yine 4691 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca müvekkilinin kamusal bir denetim görevinin bulunduğunu, gelen şikayetler uyarınca davalı yönetici şirket hakkında denetim yapılıp müfettiş raporu düzenlendiğini, bu raporda davalının amaca aykırı faaliyetlerinin tespit edildiğini,

davalının ortaklarından Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ile imzalanan sözleşme ile TTGV’nin finansal desteği karşılığında yapılacak ödemenin mahsubu için Arı Teknokent’teki 400 m2 alanın 30 yıllığına TTGV’ye tahsis edildiğini, ancak kiranın m2 bedeli 15,00 euro olan alanın m2’sinin 1,78 USD’ye denk gelecek şekildeki belirlenen bedelin 4691 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine aykırılık taşıdığını, herhangi bir Ar-Ge projesi sunmayan TTGV’ye alanda yer verilmesinin de Yönetmeliğe aykırılık taşıdığını,

yine davalının ortaklarından olan İTÜ Geliştirme Vakfı’ndan sağlanan 1.000.000,00 USD destek karşılığında binadan elde edilen kira bedellerinin %7’sinin anılan vakfa ödendiğini, aynı ortaktan elde edilen 891.550,00 USD karşılığında da kira gelirinin %6,25’inin Vakfa verileceğinin kararlaştırıldığını, bu şekilde anılan Vakfa Kanunun amacına aykırı şekilde süresiz ve düzenli gelir temin edildiğini, fazladan faiz ödemesi yapıldığını, ortaklardan alınacak borçların emsallerine uygunluk taşıması gerektiğini, bu işlemlerin diğer ortakların aleyhine olacak şekilde hakim ortağa kaynak aktarılması anlamına geldiğini,

anılan aykırılıkların giderilmesi için davalı şirket uyarılmışsa da düzeltici işlemlerin yapılmaması hususunda direnildiğini, verilen cevaplardan işlemlere devam edileceğinin anlaşıldığını ileri sürerek 4691 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinin amacına aykırı faaliyette bulunan ve tanınan sürede uygunsuzlukları düzeltmeyen davalının yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesini, kayyum tayinini, davalı şirketin tasfiyesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İTÜ ARI Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin yönetimi ve işletilmesinden sorumlu yönetici şirket olarak 2002 yılından beri faaliyet gösterdiğini, bölgeyi ülkenin en önemli teknoloji üstlerinden biri haline getirdiğini, 4691 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği amaç doğrultusunda hareket ettiğini, davacının istediği düzeltmeleri yaptığını, bazı düzenlemelerin süreç içinde hayata geçirileceğini, bu konuda somut adımlar attığını bildirdiğini, faaliyet binasının yapımında finansman sorunu yaşayan müvekkilinin %1 oranındaki hissedarı TTGV’den destek sağladığını,

bu destek karşılığında müvekkilinin yönetim bedeli ödeme borcu altına girdiğini, binada TTGV’ye 30 yıl süre ile kiralanabilir alanın sadece %3’üne tekabül eden 400 m2 yer tahsisi sağlanması ve bunun karşılığı ödenecek kullanım bedelinden mahsubu hususlarında mutabakata varıldığını, bina inşaatının bu destekle bitirilebildiğini, doğrudan Ar-Ge projesi yapmasa da TTGV’nin amacı doğrultusunda faaliyet gösterdiğini, bununla birlikte davacının yazılarının dikkate alındığını, talep edilen düzenlemelerin faaliyete geçirilmeye başlandığını, İTÜ Geliştirme Vakfı ile Dr. ...

Üçer arasında aktedilen protokol ile yatırıma dönüştürülmesi şartıyla Dr. ... Üçer’in tahsis ettiği yatırım çerçevesinde Arı-2 binasının kiralanan ofis alanından elde edilecek KDV hariç kira gelirinin %7’sinin vakfa ait olacağının kararlaştırıldığını, ardından protokolde değişiklik yapılmışsa da önceki protokle aykırılık taşıdığından Dr. ...

Üçer’in yatırımdan dönmek istediğini, binanın işletilmesinden elde edilecek net gelirin %7’sinin Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’ne (MİAM) katkı fonu olarak ayrılacağının kararlaştırıldığını, kaynak aktarımın amaçlanmadığını, tutarın da müvekkilinin gelirinin 1/40’ına tekabül ettiğini, davacının uyarılarından sonra ise Eylül 2020 itibariyle kaynak aktarımın durdurulduğunu, yine İTÜ Geliştirme Vakfı’ndan binanın tamamlanması için para alındığını, kira gelirinin KDV hariç %6,25’inin Vakfa ait olacağının kararlaştırıldığını, sonradan protokolün tadil edildiğini,

ancak onun da hükümsüz olduğunun kararlaştırılıp 04.02.2004 tarihli protokolün aynen geçerli olduğu yönünde mutabakata varıldığını, 24.06.2019 tarihli anlaşma ve tadil protokolü kapsamında müvekkilinin İTÜ Geliştirme Vakfı'na o tarihten bugüne kadar hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin her yıl davacı Bakanlığa rapor göndermesine rağmen 17 yıl sonra bu davanın açılmasının iyiniyet ile bağdaşmadığını, yönetici şirketin Kanunun amacına aykırı bir faaliyet göstermediğini, dava konusu işlemlerin 4691 sayılı Kanun’un amacına aykırı iş ve işlemler olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde,Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarih, 2022/6148 E., 2023/1801 K. sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verildiği,

her ne kadar Yargıtay bozma gerekçesinde davalı şirketin yer tahsisi yaptığı Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın vakıf senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş ise de yer tahsisi yapılan Vakfın vakıf senedinde gösterilen amaçların anılı kanun ve yönetmelik hükümleriyle uyumlu olması tek başına yeterli olmayıp yer tahsis edilen vakıfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde yönetmelikte belirtildiği gibi bölge amaçları doğrultusunda

gerçekleştirilecek faaliyetlere etkinlik kazandırıcı eylemde bulunması da gerektiği, diğer bir deyişle yer tahsis edilen Vakfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde ar-ge faaliyeti de üretmesi, bu yönde çalışmalar da yürütmesi gerekli olup, aksi halde sadece Vakıf merkezinin bulunması ve vakfın bu bölgeden yönetilmesi teknoloji geliştirme bölgelerinin (teknopark) amacına ve ilgili yasanın amacına ulaşmasını sağlamayacağı, söz konusu teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasının asıl gayesinin Ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayarak bu yönüyle Ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamak ve bu alanda çalışan kişi,

kurum ve kuruluşlara ortam, imkan ve fırsat eşitliği sağlamak olduğu göz önüne alındığında davalı yönetici şirketin hissedarları olan vakıflara ar-ge projesi sunmamasına rağmen yer tahsis etmesi, emsale aykırı şekilde düşük kira bedeliyle yer tahsis etmesi ve kira gelirlerinden belirli oranlarda pay vermesi yer tahsis edilen Vakfın vakıf senedinde belirtilen amaçları kanunun amacıyla uyumlu olsa dahi davalı yönetici şirketin 4691 sayılı Kanun'un, ilgili yönetmelik ve esas sözleşmede belirtilen amaç ve faaliyet konusuna uygun davrandığını göstermeyeceği,

Yargıtay bozmasında aksi yönde belirtilen davalı şirketin Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın vakıf senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği yönündeki tespite katılmak mümkün olmamış ise de,

Yargıtay bozma kararında belirtilen asıl bozma sebebi olan aykırılıkların giderilmesi içen makul süre verilip verilmediği hususunda yapılan değerlendirme sonucunda davacı Bakanlık tarafından yaptırılan müfettiş incelemesi sonrası hazırlanan raporlar doğrultusunda davalı şirketin tespit edilen amaca aykırı faaliyetlerinin giderilmesi hususunda uyarı yazısının 02.10.2020 tarihli olduğu ve söz konusu uyarı yazısında belirtilen aykırılıkların giderilmesi için 31.10.2020 tarihine kadar süre verildiği, verilen sürenin 1 aydan daha az olduğu,

daha öncesinde davalı şirketin amaca aykırı faaliyette bulunduğuna yönelik davacı tarafça yapılmış bir ihtar veya ihbar bulunmadığı, davanın açılma tarihi nazara alındığında da davalı şirketin belirtilen aykırılıkları gidermesi için dava tarihine kadar da yeterli sürenin bulunmadığı,

bu haliyle belirtilen aykırılıkların türü ve niteliği, davalı yönetici şirket tarafından aykırılıkların giderilmesi hususunda yer tahsisi yapılan, kaynak aktarılan ilgililer arasındaki hukuki ilişkilerden doğacak ihtilafların çözümünün alacağı süre ve özel hukuk ilişkisinden kaynaklı davacının karşılaşabileceği sorumlulukların bertaraf edilebilmesi için davacı Bakanlık tarafından verilen sürenin çok kısa olması nedeniyle yetersiz olduğunun sabit olduğu,

davacı Bakanlık tarafından belirtilen aykırılıkların davalı yönetici şirket tarafından giderilmesi için davalıya makul bir süre verilmesi gerekmekte olup, ayrıca davacı Bakanlık tarafından amaca aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen davalı hakkında Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü faaliyetleri sonucunda elde ettiği kazanca ilişkin kurumlar vergisi istisnasının üç ay uygulanmayacağına ve bu konuda Maliye Bakanlığına gerekli bildirimlerin yapılmasına ilişkin sürecin işletildiğine yönelikte dosya kapsamında iddia ve ispat bulunmadığı,

davacı Bakanlık tarafından amaca aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen davalı yönetici şirkete aykırılıkların giderilmesi hususunda makul süre verilmemesi ve verilen süre sonunda davalı şirketin halen Kanunun amacı doğrultusunda faaliyet göstermeyerek amaca aykırılıkları devam ettirdiğinin tespiti koşulları sağlandıktan sonra şirketin tasfiyesine yönelik dava açma yoluna gidilmesi gerektiğinden dolayı davacı tarafça davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin sona erdirilmesi ve tasfiyesi için başvuru şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 4691 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi kapsamında davalı şirketin tasfiyesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6102 sayılı Kanun’un 529 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi.

2.4691 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi.

3.4691 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin altıncı fıkrası, 4691 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası, 4691 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi,

4.Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 21 inci ve 36 ncı maddeleri

3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 23.03.2023 tarihli, 2022/6148 E., 2023/1801 K. sayılı ilamında aynen "3.

4691 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde öngörülen amaç, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 21 inci maddesi ve Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın Vakıf Senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralaması Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmez." denilmiştir.

Yargıtayın bozma ilamına uyan İlk Derece Mahkemesi bozma kararı gereğince işlem yapmak ve sonucuna göre hüküm vermek zorundadır. Zira bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına tamamen uyulmasına rağmen, gerekçeli kararda bozma ilamı ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde "... her ne kadar Yargıtay bozma gerekçesinde davalı şirketin yer tahsisi yaptığı Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın Vakıf Senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş ise de yer tahsisi yapılan Vakfın vakıf senedinde gösterilen amaçların anılı kanun ve yönetmelik hükümleriyle uyumlu olması tek

başına yeterli olmayıp yer tahsis edilen vakıfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde yönetmelikte belirtildiği gibi bölge amaçları doğrultusunda gerçekleştirilecek faaliyetlere etkinlik kazandırıcı eylemde bulunması da gerektiği, diğer bir deyişle yer tahsis edilen Vakfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde ar-ge faaliyeti de üretmesi,

bu yönde çalışmalar da yürütmesi gerekli olup, aksi halde sadece Vakıf merkezinin bulunması ve vakfın bu bölgeden yönetilmesi Teknoloji geliştirme bölgelerinin (teknopark) amacına ve ilgili yasanın amacına ulaşmasını sağlamayacaktır, söz konusu teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasının asıl gayesi Ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayarak bu yönüyle Ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamak ve bu alanda çalışan kişi, kurum ve kuruluşlara ortam, imkan ve fırsat eşitliği sağlamak olduğu göz önüne alındığında davalı yönetici şirketin hissedarları olan vakıflara ar-ge projesi sunmamasına rağmen yer tahsis etmesi,

emsale aykırı şekilde düşük kira bedeliyle yer tahsis etmesi ve kira gelirlerinden belirli oranlarda pay vermesi yer tahsis edilen Vakfın vakıf senedinde belirtilen amaçları kanunun amacıyla uyumlu olsa dahi davalı yönetici şirketin 4691 Sayılı TGBK, ilgili yönetmelik ve esas sözleşmede belirtilen amaç ve faaliyet konusuna uygun davrandığını göstermeyeceği kanaati heyetimizde oluşmakla,

Yargıtay bozmasında aksi yönde belirtilen davalı şirketin Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın Vakıf Senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği yönündeki tespite katılmak mümkün olmamış ise de, ..." gerekçesine yer verilmesi doğru olmamıştır.

2. Ne var ki davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan "... her ne kadar Yargıtay bozma gerekçesinde davalı şirketin yer tahsisi yaptığı Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın Vakıf Senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği belirtilmiş ise de yer

tahsisi yapılan Vakfın vakıf senedinde gösterilen amaçların anılı kanun ve yönetmelik hükümleriyle uyumlu olması tek başına yeterli olmayıp yer tahsis edilen vakıfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde yönetmelikte belirtildiği gibi bölge amaçları doğrultusunda gerçekleştirilecek faaliyetlere etkinlik kazandırıcı eylemde bulunması da gerektiği, diğer bir deyişle yer tahsis edilen Vakfın teknoloji geliştirme bölgesinin amacına uygun şekilde ar-ge faaliyeti de üretmesi,

bu yönde çalışmalar da yürütmesi gerekli olup, aksi halde sadece Vakıf merkezinin bulunması ve vakfın bu bölgeden yönetilmesi Teknoloji geliştirme bölgelerinin (teknopark) amacına ve ilgili yasanın amacına ulaşmasını sağlamayacaktır, söz konusu teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasının asıl gayesi Ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayarak bu yönüyle Ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamak ve bu alanda çalışan kişi, kurum ve kuruluşlara ortam, imkan ve fırsat eşitliği sağlamak olduğu göz önüne alındığında davalı yönetici şirketin hissedarları olan vakıflara ar-ge projesi sunmamasına rağmen yer tahsis etmesi,

emsale aykırı şekilde düşük kira bedeliyle yer tahsis etmesi ve kira gelirlerinden belirli oranlarda pay vermesi yer tahsis edilen Vakfın vakıf senedinde belirtilen amaçları kanunun amacıyla uyumlu olsa dahi davalı yönetici şirketin 4691 Sayılı TGBK, ilgili yönetmelik ve esas sözleşmede belirtilen amaç ve faaliyet konusuna uygun davrandığını göstermeyeceği kanaati heyetimizde oluşmakla,

Yargıtay bozmasında aksi yönde belirtilen davalı şirketin Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfı'nın Vakıf Senedinde gösterilen amaçları gözetildiğinde yönetici şirketin bölgede Türkiye Teknoloji ve Geliştirme Vakfına yer kiralamasının Kanunda belirtilen amacın dışında faaliyet gösterdiği anlamına gelmeyeceği yönündeki tespite katılmak mümkün olmamış ise de, ..." ibaresinin çıkartılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/325, K. 2024/6362, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Temyiz İncelemesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/325
Karar No
2024/6362
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/334 K.2024/4110
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/336 K.2024/5919
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/339 K.2024/23053
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/340 K.2024/23278
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/341 K.2024/22137
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/341 K.2024/3079

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.