KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/345 E., 2024/8763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1135 Esas, 2023/1358 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/72 E., 2021/96 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002/35743, 2003/37996, 2005/59171 sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2015/59768 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, yine markalar kapsamındaki emtiaların çok yakın, benzer olduklarını, davaya konu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin markanın kullanılmasına sessiz kaldığını, bunun yanında davacı şirketin bu markayı davalıya devreden Yavuz Mehmet Bulut'un marka başvurusunda bulunmasına ve markayı kullanmasına şifahi olarak izin verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markalar arasında karıştırılma tehlikesine sebep olabilecek benzerlik bulunduğu, markalar muhteviyatındaki emtiaların da aynı ve ilişkili olduğu, dava konusu marka başvurusunda bulunan Yavuz Mehmet Bulut'un davacı şirketin eski ortağı olduğu, markayı bu kişiden devralan davalının da davacı şirketin marka başvurularında marka vekili olduğu bu itibarla davacı şirketin markalarını bilerek aynı şekilde marka tescil ettirmelerinin kötü niyetli olduğu, marka tescilinden itibaren 5 yıl geçmediği için sessiz kalma durumunun gerçekleşmediği,
dava konusu marka başvurusuna davacı tarafından izin verildiğinin ispatlanamadığı, SMK'nın 25/1 inci maddesi hükmünün yollaması ile uygulanması gereken SMK'nın 6/9 uncu maddesi hükmü uyarınca kötü niyetli tescilin davaya konu markanın tescil edildiği tüm emtiaları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalıya ait 2015/59768 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı ve 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/345, K. 2024/8763, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama