İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/3823 K.2024/7556

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/3823Karar2024/7556Tarih24 Ekim 2024Okuma13 dk · 2.680 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/3823 E., 2024/7556 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla
Sayısı
2023/1 E., 2024/1 K.
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.680 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; öncelikle usulü açıdan hakem kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, zira müvekkilinin dava açıldıktan sonra işyeri ve tebligat adresini, mevcut adresinin yanına taşıdığını, bu durumun ...

Tahkim Divanına 19.06.2023 tarihinde bildirilmesine rağmen, tebligatın eski adrese çıkarıldığını, gerekçeli kararın da çok daha sonra ve haricen öğrenildiğini, bu nedenle eski adrese çıkarılan tebligatın geçersiz sayılmasının gerektiğini, esasa yönelik ise kimsenin kendi davasının yargıcı olamayacağını, davalının da kendi davasında hakem (veya hakem heyeti) tayin etme yetkisi tanınmış bir kuruluş olarak,

her ne kadar kendince tahkim yargılamasına müdahale etmese bile atanmış hakemin, kendisini atayan kuruluş / kişi aleyhine bağımsız veya tarafsız hareket edemeyeceğini, nitekim bu davada da öyle olduğunu, sözleşmedeki "Tahkim" şartı geçerli ise de uyuşmazlık çıktığı takdirde hakemin "... Tahkim Divanı" tarafından atanmasına dair ...

Tahkim Kurallarının, TBK'nın 27. maddesi uyarınca kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden, ...'un taraf olduğu uyuşmazlıklar yönünden geçersiz sayılmasının gerektiğini, somut uyuşmazlıkta da karar veren hakemin tarafsız davranmayarak,

2023 yılında karara bağlanan çok sayıda "Covid" ve "Rusya/Ukrayna" savaşını konu alan uyarlama davalarının kabullerini ve bunun Yargıtay tarafından onanmasına ilişkin yargı içtihatlarını görmezden geldiğini, müvekkilinin sözleşmenin imza anında değil, bir buçuk yıl sonra tahkime başvurmasını zorlama bir yorumla dürüstlük kuralına aykırı bulduğunu, oysa uyarlama koşullarının sözleşmenin başında değil, ancak sözleşme koşullarının ağırlaşması ve ifanın çekilemez hale gelmesi anında doğacağını, dolayısıyla HMK'nın 439/2-ğ hükmü uyarınca hakem kararının iptalinin gerektiğini,

kararın ayrıca hakem seçimi konusunda "Tarafların Eşitliği" ve "Adil Yargılanma" ilkelerine açıkça aykırı olduğundan, HMK'nın 439/2-f hükmü uyarınca da iptal edilmesinin gerektiğini, Covid sebebiyle Dünya'da çip krizi oluştuğunu ve araç fiyatlarının döviz bazında da olağanüstü artış gösterdiğini, Covid nedeniyle yaşanan kapanma yüzünden işgücü maliyetlerinin de olağanüstü arttığını, Devletin de mal ve hizmet alımlarında yaşanan olağanüstü maliyet artışı nedeniyle birden fazla kez Fiyat Farkı Kararnamesi çıkardığını,

sigorta ve vergi giderlerinde olağanüstü artışlar yaşandığını ve hepsinden öte tüm bu sebeplerin bir bileşke oluşturup çarpan etkisi yaratarak sözleşmeyi çekilemez hale getirdiğini, diğer tüm sektörlerden farklı olarak, akaryakıt ve araç temini yöntemiyle çalışmak zorunda olan taşımacılık sektöründe maliyet unsurunun çok daha fazla arttığını, hakem kararının birçok yerinde müvekkilinin haklı olduğuna vurgu yapılırken, somut bir gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmesinin kendi içinde çelişkili olduğunu, hakem kararının tarihinin ...

Tahkim Divanı kayıtlarına işlenme tarihi olan 27.09.2023 olduğunu, oysa hakem karar tarihinin gerekçeli kararın başlık kısmında 12.09.2023, karar metninin son cümlesinde ise 11.09.2023 olarak gösterilerek, kararın bir kez daha hem ... Tahkim Divanı kayıtlarıyla, hem de kendi içerisinde çelişkiye düştüğünü, tarafların hakem ile birlikte ilk toplantı ve görev belgesinin imzalanma tarihinin 26.09.2023 olduğunu, gerek HMK'nın 427. maddesinde gerekse ...

Tahkim Kurallarında tahkim süresinin bir yıl olduğundan, tahkim kararının en geç 25.09.2023 Pazartesi günü verilmesi gerekirken, ... Tahkim Divanının müvekkili asile gönderdiği karar bildirimine göre 27.09.2023 tarihinde kayıtlara girdiğini, hakemin gerekçeli karar metininde yazıp gösterdiği tarihin değil, ...

Tahkim Divanı'na kaydettirdiği tarihin önemli olduğunu, dava dilekçesindeki taleplerinin, "taraflar arasındaki 27.08.2020 tarihli sözleşmede belirtilen kiralama bedellerinin günümüz şartlarına uyarlanması, bu mümkün olmazsa sözleşmenin feshi" olduğunu, yargılama sırasında davalının tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeyi feshettiğinden, davanın esasıyla ilgili olarak konusunun kalmadığını, hakemin bu durumda yapacağı tek şeyin,

uyuşmazlık kapsamında kalan 90.000 TL teminatın davalı tarafından irat kaydedilmesinin doğru olup olmadığı ile davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderleri konusunda hüküm kurmaktan ibaret bulunduğunu, hakemin esası ortada kalmayan uyuşmazlık hakkında ret / kabul kararı vermesinin, görevinin bulunmadığı bir hususta karar vermesi anlamına geldiğini ve bu şekliyle de hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğu için HMK'nın 439/2-ç ve ğ bentleri hükmü uyarınca iptalinin gerektiğini, vekalet ücreti konusunda da kendisini hakem olarak atayan ... lehine hüküm kurulduğunu,

zira davadaki taleplerinin sözleşmenin uyarlanması kapsamında sözleşmenin feshi olduğu ve yargılamanın devamı sırasında davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği ve - kabul anlamına gelmemek üzere- bir an için fesihte müvekkili haksız olsa dahi bunun tek müeyyidesinin 90.000 TL bedelli teminat mektubunun irat kaydedilmesi olduğu ve dava konusuz kaldığı halde, diğer bir anlatımla maddi tazminat, istirdat vs. maddi değeri olan her hangi bir talebin söz konusu olmadığı halde, maktu vekalet ücreti yerine, sanki bir tazminat davası varmış gibi nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını,

bu hatanın HMK'nın 437. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da düzeltilebileceğini, bu şekliyle hakem kararının HMK'nın 439/2-ğ hükmü uyarınca iptal edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirdiği tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili konuda müvekkili nezdinde herhangi bir bilgi bulunmadığından, ...

Tahkim Divanından bilgi ve belge talep edildiğini, cevabi yazında yapıldığı iddia edilen adres değişikliğinin bildirilmediğinin, yapılan tebligatın iade edildiğinin, ancak hakem ücreti konusunda tebliğin sorunsuz yapıldığının belirtildiğini, dosya geneli incelendiğinde yargılama sürecinin sorunsuz ilerlemesinden de anlaşılabileceği gibi, önceki tebligatların sorunsuz şekilde davacıya tebliğ edildiğini, davacının iddia ettiği gibi bildirdiği bir adres değişikliği olsaydı bu tebligatların da yerine ulaşmayacağını ve yargılamanın sekteye uğrayacağını, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu iddiasının mesnetsiz bulunduğunu, ...

Tahkim Divanının, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 56 ncı maddesinin (t) bendinde yer alan "Yurt içinde ve uluslararası ticarî anlaşmazlıklarda görev alacak tahkim kurumlarını ve uygulanacak tahkim şartlarını oluşturmak, tahkim konusunda odalarca yapılacak çalışmaları desteklemek." hükmü ile müvekkiline verilen yetki kapsamında kurulduğunu, müvekkili tarafından kurulmuş olmasının ...

Tahkim Divanı'nın bağımsız yapısını etkilemediğini, Tahkim Divanı'nın bağımsız yapısı ve tahkim sürecinin tarafların mutakabat halinde olduğu bir tahkim şartı ile geçerlilik bulduğu göz önüne alındığında, müvekkilinin kendi yargılamasını kendisinin yaptığı iddiasının mesnetsiz ve mantık dışı olduğunu, ...

Tahkim Tüzüğü'nün 16 ncı maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, tarafların tahkim şartında uyuşmazlığın tek hakemle çözüleceği konusunda mutabık olduğunu, tahkim yargılaması başladığında, davacının tek hakem olarak Doç. Dr. Akın Ünal'ı, müvekkilinin de Dr. ...'ı önerdiğini, tarafların hakem konusunda mutabık kalamadığından, amir hükme uygun olarak ve davacının talebi de dikkate alınarak, ...

Tahkim Divanı tarafından tek hakem atamasının yapıldığını, bu atamadan sonra hakem kararının verilmesine kadarki süreçte davacı tarafından hakemin tarafsız ve bağımsız olmadığına dair hiçbir beyanın sunulmadığını, davacının hakkındaki aleyhe karar sonrasında hakemin tarafsız ve bağımsız olmadığını iddia etmesinin düşündürücü bulunduğunu, Tüzük'ün 37 nci maddesinin (d) bendi hükme göre, karar tarihi için esas olan tarihin, kararın ilk sayfasında yer alan tarih olduğunu, kararın sonunda sehven yazıldığı açık olan bir ibarenin, kararın iptalini gerektirmeyeceğini, kaldı ki her iki ihtimalde de kararın süresi içinde verildiğini,

davacının iddia ettiği gibi Divana kayıt tarihinin esas alınacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığını, davacının tahkim yargılaması sonucunda verilen kararda esasın incelenmesini talep etmesinin, işbu tahkim yargılamasında esasa girme yasağının açıkça ihlali anlamına geleceğini, bu türden davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belirlenmiş iptal sebepleriyle sınırlı olarak, usuli bir inceleme yapılmasının gerektiğini, hakem kararlarının maddi hukuk bakımından içeriğinin ve doğruluğunun mahkeme tarafından incelenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte esasa ilişkin olarak,

hem Ukrayna/Rusya Savaşı'nın hem de Covid sürecinin Dünya çapında olumsuz etkileri herkesin malumu ise de kararda bu durumun belirtilmesinin ne davacının haklı olduğu ne de uyarlama talebinin kabul edilmesinin gerektiği anlamına geldiğini, davacının kararda belirttiği kısımların bir bütün halinde okunduğunda, davacının dürüstlük kuralı bağlamında çelişkili davranış yasağını ihlal eden davranışlarda bulunduğunun, mezkur durumların öngörülemez ve katlanılamaz olmadığının ifade edildiğinin anlaşılacağını, ...

Tahkim Tüzüğü'nün 36 ncı maddesinin karar verme süresini belirlediğini, bu maddeye göre bir yıllık karar verme süresinin, görev belgesinin taraflar ve hakemlerce imzalanmasından veya Divan tarafından onaylanmasından itibaren işlemeye başlayacağını, buna göre görev belgesinin taraflarca 26.09.2022 tarihinde imzalandığını, Divan tarafından 27.09.2022 tarihinde onaylandığını, karar tarihinin ise 11.09.2023 olduğunu, dolayısıyla açıkça düzenlenmiş hükme göre kararın süresi içinde verildiğini, görev belgesinin 6 ncı maddesinde çözülmesi gereken konuların, "uyarlama koşullarının bulunup bulunmadığı,

sözleşmenin haksız şekilde feshedilip edilmediği ve teminat mektubu bedelinin Birliğimiz tarafından iadesinin gerekip gerekmediği" şeklinde belirlendiğini, tahkim yargılamasının da bu görev belgesi esas alınarak sonuçlandırıldığını, HMK'nun 441 inci maddesinin ilk fıkrasının (d) bendinin "Hakem veya hakem kurulunun, davayı kazanan tarafın varsa vekili için avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir ettiği vekâlet ücretini," hükmünü düzenlediğini, bu hüküm ile para olan veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlar için açıkça nispi vekalet ücretinin öngörüldüğünü,

bu nedenle vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanmasında da bir hatanın bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan 27.08.2020 tarihli "Araç Kiralama Sözleşmesinin", "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 15. maddesinde, “Taraflar işbu sözleşmeden ve eklerinden doğacak her türlü ihtilafın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (...) Tahkim Tüzüğü kapsamında tahkim yoluyla ve tek hakemle T.C.

Kanunlarına göre Ankara'da çözümlenmesi konusunda mutabıktırlar” hükmünün öngörüldüğü, "Tarafların işbu sözleşmenin her maddesini okuduğunun, anladığının ve kabul ederek sözleşmeyi imza ettiklerinin" sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı, dava konusu ihaleye dair idari ve teknik şartnamelerin cevaplandırılması başlıklı belgelerde de her bir madde için ayrı ayrı "okunmuş, anlaşılmış ve kabul edilmiştir" beyanlarında bulunulduğu, ... Tahkim Tüzüğü'nün 46. maddesinde "...

Tahkim Divanı Statüsünün, Tüzüğün ayrılmaz bir eki olduğu, söz konusu Tüzükte hüküm bulunmayan hallerde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümlerinin uygulanacağı" belirtildiği, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 1/2. maddesinde "Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır." hükmünün yer aldığı, somut uyuşmazlıkta da taraflar arasındaki 27.08.2020 tarihli sözleşmede, bu sözleşmeden kaynaklanan her türlü ihtilafın ...

Tahkim Tüzüğü kapsamında çözümleneceğinin kararlaştırılması, anılan Tüzüğün 46. maddesinde de 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na atıf yapılması nedeniyle, uyuşmazlığın anılan Kanun kapsamında çözümlenmesinin gerektiği ,Yargıtay'ın emsal uygulamasının da bu yönde olduğu, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde hakem kararlarının hangi hallerde iptal edilebileceğinin düzenlendiği,

27.08.2020 tarihli sözleşmenin "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 15. maddesinde, “Taraflar işbu sözleşmeden ve eklerinden doğacak her türlü ihtilafın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (...) Tahkim Tüzüğü kapsamında tahkim yoluyla ve tek hakemle T.C.

Kanunlarına göre Ankara'da çözümlenmesi konusunda mutabıktırlar” hükmün öngörüldüğünü, "Tarafların işbu sözleşmenin her maddesini okuduğunun, anladığının ve kabul ederek sözleşmeyi imza ettikleri" bu sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, dava konusu ihaleye dair idari ve teknik şartnamelerin cevaplandırılması başlıklı belgelerde de her bir madde için ayrı ayrı "okunmuş, anlaşılmış ve kabul edilmiştir" beyanlarında bulunulduğu, yine sözleşmede yer alan tahkim yargılamasını 23.05.2022 tarihli dilekçe ile ...

Tahkim Divanına başvurmak suretiyle davacı vekilinin başlattığı, taraflarca tek kişilik hakem isminde anlaşılamaması üzerine, davacı vekilince hakemin Tahkim Divanı tarafından belirlenmesi gerekliliğinin doğduğu bildirilerek, hakem tayini için Tahkim Divanına 06.07.2022 tarihli dilekçe sunulduğu, Tahkim Divanınca da davacı vekilinin talebi dikkate alınarak, ...

Üniversitesinden değil, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinden bir hakem atandığı, tek hakem olarak Tahkim Divanınca Doç.

Aslı ...'in atandığının davacı vekiline 07.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve Tahkim Tüzüğünün 21. maddesi uyarınca varsa bir itirazlarının bildirilmesi istendiği halde, davacı vekilince hakem tayinine karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı, hakemin tarafsızlığı konusunda bir iddia ileri sürülmediği veya hakemin reddi yoluna başvurulmadığı, bu durum karşısında, taraflarca işbu sözleşmeden ve eklerinden doğacak her türlü ihtilafın çözümünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (...) Tahkim Tüzüğünün uygulanacağına dair tahkim şartı ve hakemin seçim usulü sözleşmede açıkça kararlaştırıldıktan, davacı vekili tarafından ...

Tahkim Divanına başvurulup tahkim süreci başlatıldıktan, tek kişilik hakem isminin belirlenmesi Tahkim Divanından istendikten ve hakem kararı verildikten sonra, tahkim yargılamasının hiçbir aşamasında ileri sürülmeyen bu iddiaya, eldeki iptal davasında da dayanılamayacağı, hakem heyeti kararının esasının yerinde olup olmadığı veya hakemlerin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların, hakem heyeti kararının iptâli istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı, görev belgesinin taraflarca ve hakemce 26.09.2022 tarihinde imzalandığı,

dolayısıyla bir yıllık sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, her ne kadar görev belgesi Divan tarafından 27.09.2022 tarihinde onaylanmışsa da, ... Tahkim Tüzüğü'ndeki düzenlemelerden, bu tarihin taraflarca görev belgesinin imzalanmaması halinde esas alınacağı, somut uyuşmazlıkta ise görev belgesinin taraflarca ve hakemce 26.09.2022 tarihinde imzalandığı, 27.09.2022 onay tarihinin bir yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı, ...

Tahkim Tüzüğü'nün 37/2. maddesinde de hakem kararının tahkimin yapıldığı yerde ve hakem veya hakem heyeti üyeleri tarafından imzalandığı tarihte verilmiş sayılacağı, somut uyuşmazlıkta da her ne kadar hakem kararının başlık kısmında karar tarihinin 12.09.2023 olduğu belirtilmişse de, son kısmında kararın "30 gün içinde iptal davası yolu açık olmak üzere 11 Eylül 2023 tarihinde Ankara'da verildiği"nin yazıldığı,

bu durum karşısında karar tarihi konusunda hakem kararında bir çelişki mevcut ise de, kararın son kısmında yazı ile belirtilen 11 Eylül 2023 tarihinin karar tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki ister 12.09.2023 isterse de 11 Eylül 2023 tarihi esas alınsın, hakem kararının 26.09.2022 tarihinden itibaren bir yıllık süresi içinde verildiği, her ne kadar davacı vekilince karar tarihinin, kararın ...

Tahkim Divanı kayıtlarına işlenme tarihi olan 27.09.2023 olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, ...

Tahkim Tüzüğü'nde veya taraflar arasında, karar tarihinin Divan kayıtlarına işlenme tarihi olması gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, kaldı ki 27.09.2023 tarihi, dava konusu hakem kararının davacı vekiline tebliğe çıkarılmasına dair Divan Sekreterliğinin üst yazısının tarihi olup, dosyada bu tarihin, kararın Divan kayıtlarına işlenme tarihi olduğu konusunda da bir bilgi bulunmadığı, tam tersine aynı yazı ekindeki kararın üzerine yapıştırılan barkotta dahi 22.09.2023 tarihinin bulunduğu, yine Kanun'da bir yıl içinde hakem veya hakem kurulunca esas hakkında karar verilmesi gerektiği belirtildiğinden,

hakem kararının yazılması ya da kararın tebliği bu süreyi aşmış olsa dahi, hakem kararının süresi içinde verilmiş olduğunun kabul edileceği, dava konusu hakem kararının bir yıllık süresi içinde verilmediğine dair davacı iddiasının da yerinde olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, anılan görev belgesi uyarınca tespitinin ve buna göre çözümlenmesinin gerektiği tabii olduğu, eldeki hakem kararında da tüm bu uyuşmazlık konuları ayrı ayrı değerlendirildiği, taraflarca imzalanan görev belgesinde, taraflar arasındaki ilk uyuşmazlığın "dava tarihi itibariyle uyarlama koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti" olduğunun bildirildiği,

dava konusunun değerinin 1.337.664,55 TL olarak belirlendiği, bu konuda verilen ara kararın, davacı vekiline tebliğ edilmiş, bir itirazı varsa 10 gün içinde bildirmesi için davacıya süre tanındığı, davacı vekilince bu ara karara karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığı, sonuç olarak hakem kararı ile dava değeri anılan meblağ olarak kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığı, hakem tarafından müddeabihin değerinin anılan şekilde tespitinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gibi, vekalet ücretinin de karar tarihi itibariyle geçerli olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde hesaplandığı,

bir an için davacının davasının tamamen reddedildiği ve bu durumda davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiği düşünülebilir ise de, AAÜT'nin 13 ncü maddesinin 4 ncü bendinde "maddi tazminat istemli" davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağının düzenlendiği, işbu davada ise uyarlama isteminde bulunulduğu,

diğer bir deyişle işbu davanın maddi tazminat davası olmadığı nazara alındığında, hakem kararında davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, kaldı ki yukarıda da açıklandığı üzere, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde sayılan iptal sebeplerinin sınırlı sayıda (numerus clausus) olduğu,

emsal yargı içtihatları uyarınca hakem veya hakem kurulunun hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı meselesinin bir iptâl sebebi olmadığı düşünüldüğünde, hakem kararının iptâli istemli işbu davada, vekalet ücretinin hesaplanmasına dair karar tarihindeki AAÜT hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı hususunun tartışma konusu yapılamayacağı, her ne kadar davacı vekilince hakem kararının birçok yerinde müvekkilinin haklı olduğuna vurgu yapılırken, somut bir gerekçe gösterilmeden davanın reddine karar verilmesinin kendi içinde çelişkili olduğu ileri sürülmüş ise de, hakem kararının bir bütün halinde incelenmesinden,

kararda davacının dürüstlük kuralı bağlamında çelişkili davranış yasağını ihlal eden davranışlarda bulunduğunun ve mezkur durumların öngörülemez ve katlanılamaz olmadığının ifade edilmek istendiği, ortada hukuken geçerli bir hakem kararı mevcut olduğundan ve iptal koşulları oluşmadığından, dosya üzerinden ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan inceleme sonucunda, davaya konu hakem kararının iptali talebinin reddine karar verilmiş; karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tahkim kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 427, 438 ve 439 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesi'nce İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama ve 6100 sayılı Kanun'un tahkim kararlarının iptaline ilişkin 439 uncu maddesi hükmü gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve tahkim şartının genel işlem şartı olduğu iddiası var ise de; davacının tahkim sürecini bizatihi kendisinin başlatmış olması ve hakem tayini sürecinde buna dair bir itirazın dile getirilmemesi karşısında, işbu iddianın 4071 sayılı Türk Medeni Kanunu 'nun 2 nci maddesine aykırı olmasına göre usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3823, K. 2024/7556, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  6. C. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3823
Karar No
2024/7556
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3826 K.2024/12381
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3827 K.2024/10037
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3828 K.2024/4622
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3829 K.2024/11398
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3830 K.2024/4611
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3830 K.2024/9013

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.