KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3953 E., 2025/2237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1293 Esas, 2024/927 Karar
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/68 E., 2021/76 K.
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince 1990 yılından itibaren kullanılmaya başlanılan ... ibaresinin, Türkiye’nin ilk “franchise” sistemine sahip kuaför markası olduğunu, davacının markasını, davalı şirketin 2010/45351 sayılı “the ...”, 2016/59315 sayılı “the ... hairdressers + şekil” ve 017/91034 numaralı “the ... hair design studio + şekil” markalarından çok daha önce 1996’da tescil ettirdiğini, davalı şirketin, 05.07.2010 tarihinde ...
Kuaförden ayrılanlar tarafından kurulduğu anda "..." markasını kullanmaya başladığını, davacının "..." ibaresi üzerinde 03, 08, 42 ve 44 sınıfları bakımından eskiye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, kötü niyetli davalı adına tescil edilen 2010/45531, 2016/59315, 2017/91034 numaralı markaların 44. sınıf yönünden hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davalı markalarının 44. hizmet sınıfında yer alan "güzellik bakım hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, "..." ibaresini asıl unsur olarak barındırarak vip, kids, point kelimeleri seri markalar oluşturduğu, dosya kapsamındaki deliller, davacıya ait franchise sözleşmeleri, kataloglar dikkate alındığında davacının sektörde hitap ettiği tüketici nezdinde bilinirliği yüksek bir marka olduğu, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, her iki markanın esas unsurunun ... ibaresi olup davalının ... ibaresinin önüne tek başına anlamı olmayan "the" ibaresinin ve sonuna eklediği geri plandaki "t" harfinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığı,
yine hükümsüzlüğü talep edilen diğer davalı markalarındaki hairdressers, hair design ve studio gibi kelime unsurlarının ingilizce kuaför hizmetlerini tanımlayıcı ifadeler oldukları, dolayısıyla markanın tali unsurları olan bu eklerin, markaya ayırt edicilik katmadığı, ortalama tüketici nezdinde markaların farklı algılanmasını sağlamayacağı, "Güzellik bakım hizmetleri" açısından işletmeler arasında bağlantı kurma dahil karıştırılma ihtimalinin olduğu, ... ibaresinin Türkçe'de bir anlamının bulunmadığı, tescilli olduğu sınıfta ayırt ediciliği yüksek özgün bir ibare olduğu,
davalı şirket kurucularının davacıya ait işletmede çalışıp, işten ayrılışları sonrası dava konusu markayı tescil ettirdikleri, davalının, markalarının tanıtımında davacının tanınmışlığından faydalanma amacını taşıyacak ifadelere yer verdiği, marka tescilinin dürüstlük kurallarına uygun olmadığı, kötüniyetli tescil yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybından söz edilemeyeceği, dava açmak için süre koşulunun bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3953, K. 2025/2237, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama