KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4034 E., 2025/4078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/845 Esas, 2024/920 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin babası ...'nin davalı şirketin kurucu ve yetkili ortağı olduğunu, murisleri öldüğünden beri şirket hisselerinin intikalinin yapılması için şirket genel kurulunun usul ve yasaya uygun şekilde toplanamadığını, müvekkillerinin bugüne dek şirket ve işleyişi hakkında diğer yetkili ortak ...'tan hiçbir bilgi alamadığını, şirketin faal olmadığını, müvekkilleri ile yetkili ortak arasında güven ilişkisinin zedelendiğini, murislerinin ölümünden beri kar payı da almadıklarını, bundan sonra ortaklığın devam etmesinden beklenen ekonomik ve ticari faydanın ortadan kalktığını ve şirketin akıbetinin belirsiz hale geldiğini ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tüm mirasçılar tarafından ikame edilmesi gerektiğini, davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacıların paylarının tescilinin henüz gerçekleşmediğini, zira payların tescili ve intikali için davacılarca herhangi bir başvuruda bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların tek başına mirasçı olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere,
terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK'nın 702/1. hükmünde ise elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğunun düzenlendiği,
bu kapsamda mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK'nın 640/3. hükmü uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerektiği, muris...'nin dava dışı diğer mirasçılarının muvafakatlarının sağlanması veya yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi için ilgili mahkemede dava açmaları hususunda davacılara kesin süre verildiği,
verilen kesin süreye rağmen ara kararının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haklı nedenle limited şirketin feshi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4034, K. 2025/4078, 5 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama