KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4088 E., 2024/5765 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/ 1691 Esas, 2024/733 Karar
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı dava dilekçesinde müvekkiline şirketle ilgili hiç bir bilgi verilmediğini, bilançolar ve banka hesapları celp edildiğinde zararın bilirkişi marifetiyle tespit edileceğini ileri sürerek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüyle fazlaya ilişkin hakları kalmak üzere 80.000,00 TL tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak dava dışı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. gerek dava dilekçesindeki beyanlar ve gerekse dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde Dosyada mübrez mali tablolar incelendiğinde,
işletmenin 2017 yılında 2.018.607,92 TL hasılat elde etmesine karşın -85.895,54 TL zarar ettiği görülmektedir. Yukarıdaki mali verilere göre, davalı şirket 233.145,08 TL brüt satış kazancı elde edip 325.172,88 TL Genel Yönetim Gideri yapmıştır. İşletmenin mali tablolarında yukarıda açıklanan durum şirketin ticari defter ve belgelerinin (özellikle kayıtlara işlenmiş tasdik edici belgelerin) incelenmesinin zaruriyetini ortaya koymaktadır.
Salt rakamlardaki tutarsızlık ve çelişkilerle yorum yapmak gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır.
Bu nedenle salt dosyaya sunulan belgelerin (Kurumlar Vergisi Beyannameleri) davalı şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığına dair herhangi bir tespitin mümkün olmadığı, davacı iddialarının Kaydi anlamda izaha ve ispata muhtaç olduğu bildirilmiş olmakla bu durumda en yüksek zarar tutarı (325.172,88 TL) nazara alınacak olsa dahi ki bu tutar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.300,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4088, K. 2024/5765, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama