KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4163 E., 2025/2492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Eczane ..." isimli markası bulunduğunu ve "Eczane ..." unvanıyla eczacılık alanında faaaliyet gösterdiğini, davalının da eczanesine "Eczane ..." ismini verdiğini, davalının, müvekkilinin tescilli markasını izinsiz kullandığını, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabet de meydana getirdiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eczanelerin ticarethane, eczacıların da esnaf ya da tacir olmadıklarını, ayrıca eczanelerin markalaşamayacağını, tekelleşemeyeceğini, başka şube açamayacağını, eczanelerin bir marka değerinin olmadığını, taraflara ait eczanenin tüketici nezdinde karıştırılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TÜRKPATENT nezdinde tescilli "Eczane ..." ibareli markası bulunduğu, markada yer alan "Eczane" ibaresinin markanın tescilli olduğu sınıflarda tanımlayıcı olduğu, "..." ibaresinin ise yaygın kullanılan bir isim ve birçok eczane isminde yer alması sebebiyle davacı markasının ayırt edici gücünün zayıf olduğu, davalı kullanımının ise "...
Eczanesi Dr. Ecz. ..." şeklinde olduğu, kullanımın standart yazı ile oluşturulduğu, başkaca herhangi bir ayırt edici ek/figüratif unsur içermediği, işaretler arasındaki benzerliğin taraf kullanımları arasında var olduğu ve taraf işaretlerinin benzer olduğu,
ancak bu tür benzerliğin markaya tecavüz olarak nitelendirilebilmesi için mezkur kullanımların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5. maddesinde sayılan istisna kapsamında olmamasının gerektiği, eczane unvanlarının çoğunlukla çekirdek kısmının eczacının kendi ad veya soyadı yanına “eczanesi” ibaresi eklenmek suretiyle tali kısmının da eczanın ad ve soyadıyla oluştuğu, ayrıca davalının kendi ismini içerir şekildeki “...
Eczanesi/ ...” kullanımının SMK'nın 7/5-a maddesi gereğince hayatın olağan akışı içerisinde dürüst kullanım kapsamında olduğu, dosya kapsamında, davalının “...” adını eczane sektöründe kullanmasının, davacının itibarından yararlanma amacı taşıdığına dair bir delil bulunmadığı, dolayısıyla davalı kullanımlarının SMK 7/5. maddesi anlamında istisna kapsamında olduğu, davalının Sağlık Bakanlığı izni ile faaliyetlerine başladığı, iznin resmi bir makam tarafından verildiği,
davalıya kanunen tanınan bir hakkın kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, bu nedenle somut uyuşmazlıkta haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, men'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4163, K. 2025/2492, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama