KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4242 E., 2025/2469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 1983 yılından bu yana ilaç sektöründe yoğun ticari faaliyet gösterdiği, "..." ibareli ve "..." ibareli markaları sırasıyla 30.10.2007 ve 10.01.2011 tarihlerinde tescil ettirdiğini, markaların halen tescilli olarak korunduğunu, davacının hak sahipliğine ve tescillerine rağmen davaya konu "..." markasını taşıyan, antiseptik dezenfektan türü ürünlerin, davalı tarafça satıldığını, davalının, fiilen kullandığı bu markanın, davacı markalarıyla ve özellikle "..." ibareli marka ile hem görsel, hem fonetik olarak ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, davalı tarafa ait ürünlerin,
davacının markasının tescilli olduğu “dezenfektanlar, ..., mikrop öldürücüler” üzerinde kullanıldığını ileri sürerek davalının dava konusu "..." ibareli markayı, davacının tescil kapsamındaki mal ve hizmetler üzerinde marka olarak kullanılması suretiyle davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rekabet yapıldığının tespitine, dava konusu ürünlerin üretiminin, satışının ve ticari amaçla bulundurulmasının, tanıtımının engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının markasının tescile dayanarak kullanılmakta olduğunu, tescilli marka kullanımının tecavüz teşkil etmeyeceğini, davacının, marka tecavüzü iddiasıyla açtığı dava konusu "..." markasının, davalı adına 2016 55194 numarasıyla 05. sınıfta tescilli olduğunu ve kullanımın bu tescile dayandığını, Türk Patent ve Marka Kurumu sicili kontrol edildiğinde "..." ibareli ve 05. sınıfta tescilli, sağlık sektöründe kullanılan pek çok markanın mevcut olduğu ve bu markaların birlikte yaşamaya devam ettiğinin görülebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının marka kullanımının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının davacıya ait "..." ve "..." ibareli markalarla iltibas oluşturacak şekilde "..." ibaresini markasal olarak kullanması nedeniyle meydana geldiği iddia edilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4242, K. 2025/2469, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama