KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4269 E., 2025/2635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/476 Esas, 2024/765 Karar
- Hüküm
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/307 E., 2021/290 K.
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili adına yapılan itirazların davalı Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin "..." ibareli markanın, müvekkili tarafından açılan davalar sonucunda kullanılmasının durması ihtimaline karşı “...” ibareli bir ürün daha ürettiğini, yine müvekkilinin “....” ibareli markaları ile davalı tarafından tescil ettirilmek istenen “...” markasının bulunduğu mal ve hizmet sınıfının aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu durumun iltibas ihtimalini muhtemel kıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu marka başvurusu ile davacı markası arasında karıştırılacak kadar benzerlik bulunmadığını, Kurum tarafından verilen kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin marka başvurusunun dava dışı ... Çikolata Gıda San. ve Tic.
A.Ş. tarafından yapılan itirazın TÜRKPATENT tarafından kabul edilmesiyle tümden reddedildiğini, bu nedenle huzurda görülen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendi markasıyla faaliyette bulunmak için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin davacı markalarından tamamen farklı ve kendine “...” markasını ürettiğini, marka başvurusunda kötü niyet bulunmadığını, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu “...” markası ile davacı yanın “...+şekil” markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak da farklı olduğunu,
davacı yana ait markaların hepsinde "..." ve "..." ibarelerinin ortak olduğunu ve nitelikleri gereği herkesin kullanımına açık, zayıf markalar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/112399 sayılı ... markası ile 2018/72685, 2018/72657, 2018/59632 sayılı itiraza mesnet davacı markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında “benzerlik” ve bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesi bulunmadığı,
itiraza mesnet 2015/83391 sayılı "..." ve 2015/83387 sayılı "..." ibareli markalar bakımından ise davalının "..." markasını gören ortalama bir tüketicinin, bu markanın 2015/83391 sayılı "..." ve 2015/83387 sayılı "..." ibareli markaları ile ilişkili bir marka olduğu yanılgısına kapılmasının kuvvetle muhtemel olduğu, markanın tanınmışlığının taraflar arasında çekişmesiz olduğu, davalı markasının haksız yarar sağlanmasına, imaj zedelenmesine,
itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açabileceği, davacı ile aralarında geçmişten bu yana ticari ilişki bulunan davalı şirketin, davacı markasının benzeri olan dava konusu "..." markasını, aradaki satıcılık sözleşmesinin feshinin hemen ardından, tesadüfen seçip tescil ettirdiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı düşeceği, davalı şirketin davaya konu marka başvurusunu kötü niyetli olarak yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile.
2019-M-7263 sayılı YİDK kararının davacının itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ve "..." asli unsurlu davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve davalı şirketin tescil başvurusuna konu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4269, K. 2025/2635, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama