KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4287 E., 2025/2942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1558 Esas, 2024/959 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/85 E., 2022/165 K.
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kadın giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı tarafından 08.03.2021 tarihinde müvekkiline gönderilen e-posta ile, "2019/00274 tescil numaralı tasarıma ilişkin olarak müvekkili tarafından o tarihte satılan "..." ve "..." isimli ürünlerin tasarım ve faydalı model haklarına tecavüzde bulunduğunu, tecavüzün sona erdirilmesini, ürünlerin instagram ve internet sitesindeki satıştan kaldırılmasını ve reklamının yapılmamasını, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının" bildirildiğini, ancak davalının tasarım tesciline sahip olduğu ürünün uzun yıllardır kullanıldığını ve sergilendiğini,
davalı adına 2019/00274 sayı ile tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığını ileri sürerek davalı adına 2019/00274 sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin moda üzerine çalışan bir tasarımcı olup, 2007 yılından beridir kendi tasarımlarını sergilendiği "..." markası ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin başörtüsü kullanırken spor yapabilmek için hayatı kolaylaştıran, günlük hayatta birçok insana fayda sağlayabilecek "başörtüsü" ve "başörtüsü için boyunluk" tasarladığını, bu tasarımı 2019/00274 sayı ile tescil ettirdiğini, davacı yanın iddialarının aksine müvekkilinin davaya konu tasarımı kendisinden önceki tasarımlardan farklı olup, yenilik ve ayrıt edicilik özelliklerine sahip olduğunu, davacının bu yöndeki tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda 1 ve 2 numaralı tasarımların başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olduğu belirtilmiş ise de, bu tasarımların tek başına tescil edildikleri haliyle nihai tüketici tarafından kullanımı söz konusu olmayıp, taraf vekillerinin kabullerine göre de 1 ve 2 numaralı tasarımın bir araya getirilerek normal kullanım sırasında 3 numaralı tasarımı teşkil ettiği, tescil edilen 1 ve 2 numaralı tasarımların tek başına nihai tüketici tarafından kullanım sırasında tescil edildiği şekliyle görünür durumda olmadığı, son görünüm halini 3 numaralı tasarımın oluşturduğu ve 3 numaralı tasarımın
başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici
nitelik özelliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tasarım tescilinin tümden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın kabulü ile tasarım tescilinin tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4287, K. 2025/2942, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama