KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4444 E., 2024/6310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/537 Esas, 2022/1521 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/206 E., 2021/129 K.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine faturaya istinaden ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun borca konu faturayı kabul etmediğini belirterek borca itiraz ettiğini ileri sürerek davalının Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2018/7871 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, icra takibine konu 04.01.2017 tarih ve 53177 numaralı faturanın ve tereyağının hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davacıdan söz konusu faturaya konu ürünleri almadığını, davacı şirket ile müvekkilinin bir ya da iki alışveriş yaptığını, ödemelerini davacı şirkete yaptığını, müvekkilinin davacı şirketten 2.700,00 TL alacağı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davaya konu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmemiş olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından dayanılan defter, belge ve yazışmaların alacağın varlığını ve malların davalıya teslim edildiğini ispata elverişli olmadığından, davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, davalının yemini tahtında huzurda verilen beyanıyla dava konusu faturaları ve malları almadığını ve sevk irsaliyesi altındaki imzanın da kendisine ait olmadığını beyan ettiği, ispat külfeti kendisinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, tüm dosya kapsamında, icra takibine konu fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari satıma konu fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4444, K. 2024/6310, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama