KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4708 E., 2025/4011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1198 Esas, 2024/1040 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, 10.04.2017 tarihli genel kurul kararı ile şirketin yönetim kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ...'in müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, bu süreçte şirket müdürü ...'in yönetim kurulu başkanının çift imza kuralına aykırı olarak şirket hesabından para çektiğini, borçlanma yaptığını ve şirketin diğer ortaklarına maaş bağladığının tespit edildiğini, yine şirket yönetim kurulu başkanının ... ve kardeşlerine ait firma üzerinden satış yaptığını, mal sevk ettiğini ve bu sevkiyatlarda tonaj sınırının aşıldığının tespit edildiğini,
çift imza kuralına aykırı olarak satışların yapıldığını, işçi alımı yapıldığını ve tüm bu durumların firmayı zarara uğrattığını, müvekkilinin vekili olan ...'in görüşmek için firmanın işlettiği taş ocağına gittiğini ancak burada darp edildiğini, olayla alakalı savcılık soruşturması başlatıldığını, bu durumda yönetim kurulu başkanının şirket faaliyetlerini ve işlemlerini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, bundan dolayı şirketin işleyişi, mali yapısı ve borçları hakkında bilgi sahibi olamadıklarını ileri sürerek şirketin 10.04.2017 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu, 10.04.2017 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı, bu toplantının çağrısız olarak düzenlendiği ve tüm ortakların katıldığı, her ne kadar davacı genel kurul toplantısına bizzat katılmamış ise de; yetkili kıldığı ... tarafından genel kurul toplantısında temsil edildiği ve divan başkanı olarak görev yapan bu temsilcinin alınan kararlara olumlu yönde oy kullandığının görüldüğü,
davacının bu şekilde toplantıya katılımının sağlandığı ve alınan kararlara da olumlu oy verdiği değerlendirildiğinde genel kurul kararının iptali talebiyle dava açma hakkı bulunmadığı, her ne kadar davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 446/d hükmüne dayanarak işbu davayı açtığını iddia etmiş ise de; davacının yönetim kurulu üyesi olmadığı, bu nedenle kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olabilecek nitelikte yönetim kurulu üyesi sıfatını taşımadığı, bu fıkra uyarınca da davacının genel kurul kararının iptalini talep edebilecek kişiler arasında yer almadığı,
davacının 10.04.2017 tarihli genel kurul toplantısının kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair herhangi bir iddia veya delil de ileri sürmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali ile şirkete bağımsız denetçi tayini talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4708, K. 2025/4011, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama