KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/479 E., 2024/8457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1205 Esas, 2023/1623 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/102 E., 2022/213 K.
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak. 08.05.2018 tanzim, tarihli, keşidecisi dava dışı şirket ve davacı olan, 3.163.000,00 TL bedelli ve bedeli nakden yazılı olan senedin gösterildiğini, müvekkilinin davalı ...'ı tanımadığını, senedin müvekkili tarafından dava dışı olan ... İnşaat Yapı Malz. Tur. Tekstil Gıda San. ve Ltd.
Şti. şirket ile 08.05.2018 tarihinde yaptığı 6 maddelik protokole istinaden keşide ettiği 3.163.000,00 TL'lik teminat senedi olduğunu, söz konusu senedin lehtar kısmının boş olarak düzenlendiğini, senetle ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline, kötü niyet tazminatina mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat senedi iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu protokolde açıkça teminat senedi verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, teminat olarak verilmiş olunan senedin vadesi, miktarı ve tanzim tarihinin de yer almadığını, sözleşmede senete yapılan atıfta senedin, keşide tarihi vade tarihi ve miktarının belli olması gerektiğini ancak dosyada icraya konulmuş senedin teminat senedi olduğuna dair bir sözleşme ya da protokol bulunmadığını, protokolün 1 ve 2 inci sayfalarındaki imzaların sahte olduğunu,
davacı tarafın dosyaya kimler tarafından tam olarak hazırlandığı ve imza altına alındığı belli olmayan bir protokolü sunduğunu, müvekkilinin dava konusu senedi alacağın temliki sözleşmesi ile aldığını, senedi dava dışı 3 üncü kişi olan ...'ndan alacağı temliki sözleşmesi ile devraldığını, senet kısmınında lehdar kısmı boş olduğundan lehdar kısmına müvekkilinin adı ve soyadının yazılarak evrak doldurulup icraya konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının ceza soruşturmasında verdiği ifade ile dava dışı ... dan ikrar niteliğinde alacağının 150.000,00 TL olduğunu, bunun için kendisine 3.163.000,00 TL bedelli bono verildiğini, dava dışı ... ili temlik sözleşmesi yaptıklarını belirttiği, bu beyanın ikrar olarak kabul edildiği, bono nedeniyle alacağının 150.000,00 TL olduğu,
mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilen beyanı uyarınca davalının alacağının 200.000,00 TL olduğunu bildiği halde 1.500.000,00 TL asıl alacak ile komisyon ve işlemiş faiz olarak toplam 1.544.812,50 TL için takip başlattığı, mahkeme dışı ikrarı uyarınca 200.000,00 TL alacağı için toplam 1.544.812,50 TL yönünden takip başlatıldığından davalı kötü niyetli kabul edildiği, kısa karara davacının kötü niyet tazminatı kabul edildiği ancak sehven açıklama olarak parantezi içinde (takipte devam edilecek kısım yönünden) yazıldığı, takipte reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı yazılması gerekirken sehven hata yapıldığı,
bundan dolayı kısa karardaki sehven yapılan hatanın düzeltilerek takipte reddedilen kısım olan 1.300.000,00 TL yönünden davacı lehine kötü niyet tazminatının kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 01.06.2020 vade tarihli 3.163.000,00 TL bono nedeniyle davacının 1.300.000,00 TL asıl alacak, 37.271,40 TL işlemiş faiz ve 4.440,00 TL komisyon alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta davalının soruşturma ifadesi, protokol sureti, soruşturma dosyası kapsamına göre davalının senedi 200.000,00 TL'lik alacağına karşılık dava dışı ...'ndan aldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu gibi gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kötüniyet tazminatına ilişkin kısa kararda sehven yapılan maddi hatanın düzeltildiği de dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/479, K. 2024/8457, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama