KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4851 E., 2025/2934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1584 Esas, 2024/679 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/1086 E., 2019/795 K.
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. BDDK'nın 30.11.2001 tarihli kararıyla 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ... ... A.Ş.'nin ...'ye devredildiğini, BDDK'nın 26.09.2002 tarihli kararıyla bankanın tüm aktif ve pasifleriyle birlikte 30.09.2002'den itibaren ... ...
A.Ş. bünyesinde devren birleştirildiğini, bankanın hisselerinin fona devrinden sonra 30.11.2001 tarihli BDDK talimatıyla görevlendirilen Fon Yönetim Kurulu'nca yapılan çalışmalar sonucu 15.07.2002 tarihli bankanın olağan genel kurul toplantısında 1997-1998-1999-2000 yıllarına ait genel kurullarında yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararların hükümsüz sayıldığını, 01.01.2001-30.11.2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ise ibra edilmediklerini,
davalının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde raporda ayrıntılarıyla belirtilen eylemleriyle banka zararına yol açtığını belirterek sorumluluk tutarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için adı geçenlerin görevlerini yaparken kusurlu işlemleri nedeniyle banka zararına sebebiyet vermeleri gerektiğini, kredi borçlularından alacağın takip ve tahsili yoluna gidilmeden zararın oluştuğu iddiasıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkillinin genel kurullarda ibra edildiğini, bankanın düzenli olarak uluslararası denetim şirketlerince denetlendiğini, yönetim kurulu üyesi müvekkilinin kanundan ve ana sözleşmeden kaynaklanan tüm görevlerini ifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yöneticinin sorumluluğuna başvuru koşullarının oluşmadığı ve zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka yönetim kurulu üyesinin sorumluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4851, K. 2025/2934, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama