KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/491 E., 2024/6452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/176 Esas, 2023/675 Karar
- Hüküm
- Davanın usulden reddi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından müvekkilleri hakkında icra takibine konu edilen bono nedeniyle müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadığını, senedin müvekkili şirketler ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, davalı bankaya ayrıca teminat olarak ipotek de verildiğini, bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiğini, müvekkillerinin davalıya başkaca bir borçlarının da bulunmadığını ileri sürerek müvekkillerinin söz konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 167 nci maddesi uyarınca borç ipotekle teminat altına alınmış olsa bile müvekkilinin kambiyo takibi yapmasının mümkün olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı alacak için birden fazla takip yapılabileceğini, bononun ASR Konf. Şirketinin kredi borçlarının ödenmesi amacıyla verildiğini, davacıların senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddiyle %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.10.2020 tarih ve 2017/438 E., 2020/608 K. sayılı davanın kısmen kabulü kararı Dairemizin 24.11.2022 tarih ve 2021/2911 E., 2022/8333 K. sayılı kararıyla; "...Menfi tespit talebi, takibe veya takibe dayanak belgeye ilişkin olabilir. Bir başka deyişle, menfi tespit talep eden borçlu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep edebileceği gibi, takibe dayanak kılınan belgede mündemiç borca ilişkin de menfi tespit talebinde bulunabilir.
Nitekim somut vakıada davacı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini istememiş, takibe dayanak gösterilen bonodan dolayı menfi tespit talebinde bulunmuştur. Ne var ki davalı alacaklı icra takibinde, senedin teminatını teşkil ettiği genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç bakiyesi ile sınırlı olmak üzere talepte bulunmuştur.
Nitekim temyiz dilekçesinde de ‘’...davacı hesap kat ihtarnamesinde ve icra takibinde belirtilen borcun dışında herhangi bir borcunun bulunmadığını çok net olarak bilmesine ve hatta takip konusu bono ile ilgili başka bir hak ve alacağının olup olmadığını çok basit bir şekilde müvekkil bankadan talep ederek netice elde edebilecekken gereksiz yere takibe konu olmayan kısmı için işbu davayı açmıştır...’’ diyerek, alacak miktarının 110.088.-TL olduğunu belirtmiştir.
Bu durumda uyuşmazlık konusu olmayan miktarla ilgili davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozulmuş olup,
Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davacının uyuşmazlık konusu olmayan bono bedeli ile ilgili iş bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi 2. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/491, K. 2024/6452, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama