KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4919 E., 2025/4361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2398 Esas, 2024/966 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/311 E., 2022/657 K.
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.06.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arsında ticari ilişki bulunduğunu, davalının son zamanlarda siparişini verip teslim aldığı malzemenin bedelini ödemekte güçlük çekmesi nedeniyle 30.05.2018 tarihine gelindiğinde artık davalıya vadeli malzeme verilmeyeceğini, bedeli peşin ya da çek- senet gibi ödeme araçlarının kendisine teslimi ile çalışabileceğini ifade ettiğini ve bu tarihten sonra tarafların bu şekilde çalışmaya başladığını,
davalının birikmiş borcunu ödeme konusunda gayret göstermemesi üzerine tarafların 27.06.2018 tarihinde yaptıkları hesaplaşma sonucunda davalının peşin çalışmaya başladığı 30.05.2018 tarihi itibariyle müvekkiline 790.139,19 TL borcunun bulunduğunun mutabakat altına alındığını, davalının beyan ettiği süre içerisinde ödeme yapmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 30.05.2018 tarihi itibariyle 790.139,19 TL borçlu olduğunun doğru olduğunu, bu tarihten sonra da ticaretin devam ettiğini, fakat bu ticari ilişkide davacının iddia ettiği kadar mal alınmadığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin mutabakatla belirlenen borca mahsuben yapıldığını, zira borcu olan bir kimsenin borcu dururken mal alıp peşin ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, müvekkilinin bugünkü tarih itibari ile davacıya 207.814,52 TL borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, delil özelliği taşıdığı, davalı taraf ticari defterlerinin usulüne aykırı tutulduğu, delil özelliği bulunmadığı, davalının getirtilen BA kayıtlarına göre mutabakat sonrası için davacıdan mal alımına ilişkin BA formu verilmediği, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinde teslim alan imzasının bulunmadığı,
davalının mal teslimini inkar ettiği, davalı şirket temsilcilerinin alınan isticvap beyanlarında da mal teslimini inkar ettikleri, tanığın alınan beyanında, ... yazışmalarında geçen malların teslim edildiğini, mutabakat sonrasında peşin çalışıldığını belirttiği; ticari defterleri inceleyen bilirkişi raporlarından davacının 784.315,49 TL asıl alacağının bulunduğunun belirlendiği, netice olarak davacının 784.315,49 TL asıl alacak yönünden davasını ispat ettiği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı,
bu nedenle davacının işlemiş faiz talebinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olup davalı borçlu itirazında haksız olduğundan, kabul edilen asıl alacak için davalının %20 oranında icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satım kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4919, K. 2025/4361, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama