KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4988 E., 2025/3045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1588 Esas, 2024/1297 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/161 E., 2021/136 K.
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır paketleme ve üretim alanında faaliyet gösterdiğini, ... markasının tüketici nezdinde yüksek bir değer kazandığını, davalının farklı sınıflarda tescilli markaları olmasına rağmen bu markaları yoğun ve ciddi şekilde kullanmadığını, 2008/24146 tescil numaralı ... MUTFAK markasının kullanılmadığı sınıflarda iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek ... MUTFAK markasının 20. sınıfta kayıtlı olduğu mal ve hizmetler bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin tescil ettirdiği markanın her bir ürününü kullandığını, bu hususun daha önce gönderilen ihtarlarla da davacı tarafa bildirildiğini, müvekkilinin "..." ismi ve ekleriyle uzun yıllardır ticari faaliyette bulunduğunu ve halen bu faaliyetlere devam ettiğini, bu markanın tanınmış marka siciline kaydedildiğini ve yurt dışında da tescilinin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ürettiği her üründe dünya markası olma hedefiyle çalıştığını, tanınmış bir markanın aynısının veya benzerinin başka bir sınıfta tescil edilemeyeceğini,
davacının kullanılmadığını ileri sürdüğü sınıflardaki markaların da müvekkil tarafından kullanıldığını, dava konusu 2008/24146 tescil numaralı ... MUTFAK markasının 20. sınıfta kullanıldığının tartışmasız olduğunu ve davacı tarafın belirttiği şekilde terkine konu olabilecek bir ürün markası bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 9/1 ve 26. maddeleri uyarınca iptalinin istendiği, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılması gerektiği, kullanılmama nedeniyle iptal davalarında tanınmış markalara da ayrıcalık tanınmadığı, dosya içeriği ve bilirkişi raporu incelendiğinde, davacının ... ibareli markaların sahibi olduğu ve SMK'nın 26/2 hükmü uyarınca ilgili kişi sıfatına sahip bulunduğu, bilirkişi raporuna göre 2008/24146 tescil numaralı ...
MUTFAK markasının 20. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından 5 yıllık sürede ciddi şekilde kullanılmadığının tespit edildiği, tanınmış markaların da kullanım zorunluluğuna tabi olduğu ve davalının markayı kullandığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu markanın iptaline karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markanın kullanılmama nedeniyle iptali davasıdır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4988, K. 2025/3045, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama