KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5123 E., 2025/3289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/602 Esas, 2024/887 Karar
- Hüküm
- Başvurunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/98 E., 2022/37 K.
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 2019/96795 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusunun davalı şirketlerin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili adına tescilli 2011/22173 sayılı, “...” ibareli ve 2017/106621 sayılı, “...” ibareli markalarının devamı niteliğinde olduğunu,
tarafların markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresinin gıda maddeleri açısından düşük bir ayırt edicilik sağladığını, dolayısıyla bu ibareye yapılan eklemelerle oluşturulan markaların ayırt edicilik kazandığının ve korunabileceğinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek YİDK’in 2020-M-11207 sayılı kararının iptaline ve 2019/96795 sayılı başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Tarım Ürünleri Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” markası altında uzun yıllardır bakliyat ve hububat ürünlerini üretip yurt içi ve yurt dışındaki piyasalara arz ettiğini, müvekkilinin “...” ibareli seri markalarının sektörde iyi bilindiğini, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ... Makarnacılık Sanayi ve Tic. A. Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markaların neredeyse tamamen olduğunu, ayrıca aynı/benzer emtialarda kullanılacaklarını, taraf markalarının aynı raflarda tüketiciye sunulacak olmasının karıştırılma ihtimalini daha da arttırdığını, bu nedenlerle dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının "...+şekil " ibareli marka başvurusu ile davalı şirketlerin redde mesnet markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet tüm markalar arasında emtia benzerliği şartının da oluştuğu, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği mal ve hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer bulunduğu,
gerek dava konusu başvurunun gerekse de redde mesnet markaların asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda farklı olarak yer alan ve Türkçe'de "yeni" anlamına gelen "new" ibaresinin ve yaprak figüründen oluşan şekil unsurunun başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5123, K. 2025/3289, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama