İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/524 K.2024/8665

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/524Karar2024/8665Tarih4 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.138 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/524 E., 2024/8665 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1303 Esas, 2023/1250 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/252 E., 2021/189 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.138 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TürkPatent nezdinde 30.sınıfta tescil edilmek üzere 2019/57151 sayı ile "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TÜRKPATENT Resmi Markalar Bülteninde yayınlandığını, davalı şirketin 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabul edilerek, başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu kısmi ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği,

oysa müvekkilin 1911 yılında Belçika’da kurulmuş bir şirket olduğunu, çikolata ürünleri ile kısa sürede ün kazandığını, müvekkilinin WIPO(World Intellectual Property Organisation - Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) nezdinde tescilli ve “...” ibareli markalarının bulunduğunu, somut olayda da tescil edilmek istenilen markanın tek başına “...” kelimesinden oluşmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "..." ibaresinin müvekkili tarafından icat edilmiş çikolatanın adı olduğunu, beyaz, sütlü ve bitter çikolatadan sonra dördüncü çikolata türü olarak kabul edildiğini,

“yakut” anlamına gelen ... anlamını da sahip katkı maddesi yer almayan renginden aldığını, “... çikolata” şeklinde yapılan aramalarda müvekkilinin ilk sırada çıkacağını, bununla birlikte milyonlarca sair sonucun da çıkacağını, markaların bütün olarak incelenmeleri gerektiğini, başvuru konusu markada yer alan diğer ibarenin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, dolayısıyla müvekkili markasındaki tüm unsurlarında aslında esas unsur olarak kabul edilmesi gerektiğini, nitekim müvekkilinin ticaret unvanında da yer alan “...” ibaresinin ciddi şekilde tanınmış bir marka olduğunu, ülkemizde de tescilli olduğunu,

dolayısıyla markaların bütün olarak birbirlerinden farklı olduklarını, davalının mesnet markası ile müvekkili markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalar bütün olarak değerlendirildiklerinde, yalnızca “...” kelimesi nedeniyle aralarında bir benzerlik bulunmadığını, gerek ülkemizde gerekse de yurt dışında pek çok uyuşmazlıkta markaların bütünsel olarak algılanmaları gerektiğinin kabul edildiğini, davalının faaliyet alanının bisküvi olduğunu, müvekkilini ise ürünlerini Türkiye distribütörü aracılığıyla sattığını, müvekkili markalarının tanınmışlığı karşısında dava konusu markanın da seri marka yaratma amacıyla yapıldığını,

davalının markasını kullandığını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2020-M-5184 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumca alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... tanınmış markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın Belçika'da kullanılıyor olmasının davacı lehine bir hak sağlamayacağını, müvekkilinin 1992 yılından beri ... markasını kullanmakta olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu, ibarenin yakut anlamına geldiğini, müvekkilin 1992 yılından beri sahip olduğu markasının davacı tarafça bir çikolata türü gibi duyurulmasının 2017 yılında gerçekleştiğini, davacının tanımlayıcılık iddiasının bu anlamda mesnetsiz olduğunu, taraf markalarının “...” ibaresi nedeniyle karıştırılabilecek düzeyde benzer olduklarını,

müvekkilinin 92/005851 ve 2017/83169 sayılı markalarının 30. Sınıfta tescilli olduğunu, markaların sınıfsal olarak da benzerlik taşıdıklarını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, markaların ortalama tüketicilere hitap ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvuru kapsamından çıkarılan 30. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının oluştuğunu, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresi bir çikolata türünü ifade etse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.02.2021 tarih ve 2020/1834 esas, 2021/1273 sayılı kararında belirtilen ve emsal teşkil eden gerekçelerle davalı şirket adına kayıtlı olup tek ve esaslı unsuru “...” olan 2017/83169 numaralı markanın hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir marka hakkı verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlık konusu mallar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 30. sınıf mallar arasında aynılık/benzerlik bulunduğu, taraf markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığı, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiği, bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmaması,

tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin jenerik bir ibare olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1771 Esas, 2019/8199 Karar ve 16.12.2019 tarihli ilamında da kabul edildiği üzere tanımlayıcı olan ve kimsenin tekelinine bırakılmayacak olan bir ibarenin marka olarak tescil edilmesi tanımlayıcı olan bir ibarenin korunması sonucunu doğurmayacağı, her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda,

yukarıda bahsi geçen açıklamalara yer verildikten sonra bir çikolata türünü belirten "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu olan mallardan sadece “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu" malları bakımından tanımlayıcı olduğu diğer "kakao esaslı

pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları yönünden tanımlayıcı bulunmadığı belirtilmişse de "kakao esaslı

pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri”

mallarının da çikolata ve kakao ürünü olması nedeniyle bahsi geçen mallar yönünde de "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu, dolayısıyla davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli redde mesnet marka arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 2019/57151 sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davalının 2017/83169 sayılı "..." ibareli markasını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın kısmen kabulü üzerine yapılan itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-5184 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1.Davacı şirketin 30. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden tescili için 2019/57151 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna, davalı şirketin 2017/83169 sayılı ve "..." ibareli markasına dayanarak yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri”

mallarının çıkartıldığı, başvuru sahibi davacının bu karara yaptığı itirazının ise TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-5184 sayılı kararı ile reddedildiği, bunun üzerine davacı şirketin eldeki davayı tesis ettiği, ilk derece mahkemesince, taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,

karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davalı şirkete ait 2017/83169 sayılı "..." ibareli redde mesnet marka arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde tanımlanan marka; bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.

Markayı kullanma hakkı, münhasıran marka sahibine veya onun yetkilendirdiği kişiye aittir (ARKAN, Sabih: Marka Hukuku, Ankara 1997, c. II, sh. 212). Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları Kanun'un 1, 5, 6, 7 ve 9 uncu maddelerinde etraflıca düzenlenmiş olup, Kanun'un 7 nci maddesinde; bu Kanun ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği açıklanmıştır.

Bu nedenledir ki; hükümsüzlüğüne karar verilip kesinleşinceye kadar bir marka, geçerli tüm hukuki hakları marka sahibine sağlayacaktır. (Hukuk Genel Kurulu'nun 09.03.2016 gün ve 2014/11-109 E. 2016/282 K. sayılı ilamı). Diğer bir ifade ile, hükümsüzlük kılınıp sicilden terkin edilmediği sürece, marka sahibi marka tescilinin sağladığı hukuki korumadan yararlanacaktır. Zira, marka koruması tescil ile başlar ve sahibine mutlak ve münhasır tekel hakkı sağlamaktadır.

2. Somut olayda, dava ve başvuru konusu işaret "... ..." ibaresinden oluşmakta olup “...” kelimesi davalı şirket markasının tek ve asıl unsuru konumundadır. Davalı taraf, bu ibareyi tek başına marka olarak almıştır. Tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilse bile marka, davalı taraf adına tescilli bulunduğundan hükümsüz kılınmadıkça geçerlidir. Zira, 6769 sayılı Kanun'un 5 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca tanımlayıcı bir işaretin marka olarak tescili mümkündür.

Dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 30. sınıf mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşulları oluşmakta olup, her ne kadar markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresi bir çikolata türünü ifade etse de, davalı şirket adına 20.09.2017 tarihinden itibaren kayıtlı olup tek ve esaslı unsuru "..." olan 2017/83169 marka hükümsüz kılınmadığı sürece herkese karşı ileri sürülebilen mutlak ve inhisari bir hak vermektedir.

Bu durumda mahkemece, taraflara ait markalarda yer alan “...” ibaresi dikkate alınarak markaları oluşturan işaretlerin benzer oldukları ve bu benzerliğin, tescil kapsamlarında yer alan aynı veya benzer mallar yönünden ortalama tüketici kitlesinde, her iki markalı ürünün aynı veya aralarında idari/işletmesel bağlantı bulunduğu ve aynı kökenden geldiği intibasını doğurabilecek nitelikte olması nedeniyle aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken, yerinde görülmeyen yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3.Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 04.12.2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Uyuşmazlık, davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile "... " ibareli redde mesnet davalıya ait marka arasında, 30. sınıf " “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya ait dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davalı şirkete ait 2017/83169 sayılı "..." ibareli redde mesnet marka arasında emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, aralarında gıda yüksek mühendisi öğretim üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda , “...” ibaresinin “... kakao çekirdeği” ve yine bu kakao çekirdeğinden üretilen pembe/yakut renkli çikolata ürünü açısından dünya çapında yapılan pek çok çalışmada bir cins isim olarak, sütlü çikolata, bitter çikolata, beyaz çikolata gibi çikolata türlerinin yanında dördüncü çikolata türü olarak görüldüğü ve kabul edildiği,

dünyada pek çok çikolata üreticisinin, kendi markaları altında ürettikleri çikolata ürünleri arasında “... çikolata” çeşidini ekledikleri, nitekim ülkemizde de yapılan pek çok marka başvurusunda “...” ibaresinin başvuru konusu edilme sayısının da arttığı, dolayısıyla anılan ibarenin yalnızca ülkemizde değil, pek çok ülkede bu şekilde bilindiği ve evrensel nitelikte gıda literatüründe de tartışılan ve hatta doğrudan literatüre girmiş bir isim haline geldiği hususları açıklanarak "..." ibaresinin “çikolata ve kakao” ürünleri açısından jenerik bir ibare haline dönüştüğü belirtilmiştir.

Markalar arasında 6769 sayılı SMK.nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz.

Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, SMK.5/2. maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.

Bu itibarla, taraf marklarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi, uyuşmazlık konusu “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu; kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları bakımından tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğundan ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığından, "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olmasının iltibasa neden olmayacağının ve davacının başvuru markasında yer alan "..." ibaresinin, başvuruya ayırt edicilik kattığının kabulü gerekir.

Yine Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirttiği gibi her ne kadar bilirkişi raporunda bir çikolata türünü belitlen "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu olan mallardan sadece “çikolatalar, kuvertür çikolatalar; kakao tozu" malları bakımından tanımlayıcı olduğu diğer "kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri, çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” malları yönünden tanımlayıcı bulunmadığı belirtilmişse de "kakao esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri,

çikolata esaslı pastacılık ve fırıncılık mamulleri” mallarının da çikolata ve kakao ürünü olması nedeniyle bahsi geçen mallar yönünde de "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu kabul edilmesinde de bir usulsüzlük bulumamakta olup, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/524, K. 2024/8665, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Karşıoy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/524
Karar No
2024/8665
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/525 K.2024/4460
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/526 K.2024/8623
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/527 K.2024/8703
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/528 K.2024/5690
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/529 K.2024/5569
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/529 K.2024/9335

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.