KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5388 E., 2024/9073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/807 Esas, 2024/517 Karar
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı (temlik veren) vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... Teks. Ürün. San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan 27.12.2007 ve 14.10.2010 tarihli genel kredi sözleşmelerinde davalının müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefillerin yalnız imzasının bulunduğunu, kefil olan davalının sorumlu olduğu miktarın belirtilmediğini, bu nedenle geçersiz olduğunu, 14.10.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının kefil olmadığını, hesap kat ihtarnamesinin davalıya gönderilmediğini, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 22.08.2013 tarihinde kullandırılan kredinin 14.10.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayandığı, 2010 tarihli sözleşmenin 43 üncü maddesinin genel ifadeler içerdiği daha önceki sözleşme olan 27.12.2007 tarihli sözleşmeye doğrudan atıf yapmadığı,
yani 2010 tarihli sözleşmede açıkça 2007 tarihli sözleşmenin eki ya da tamamlayıcısı olduğuna ilişkin tarih verilerek atıf yapılmaması nedeniyle, davalının, 14.10.2010 tarihli sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan, imzasının olmadığı sözleşmeden kaynaklı kredi borcundan sorumlu tutulamayacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi ikinci fıkrası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, uyuşmazlık icra takibine konu kredi borcunun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, davalının kefaletinin icra takibine kredi borcunu kapsayıp kapsamadığı olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5388, K. 2024/9073, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama