KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/5859 E., 2025/3666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/920 Esas, 2024/1275 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/136 E., 2022/86 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... İzmir" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayımlandığını, davalı şirketin "... merkez birliği şekil", "... şekil" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun bir kısım mal ve hizmetler yönünden reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da nihai olarak reddine karar verildiğini, müvekkilinin 1971 yılında kurulmuş bir kooperatif olarak “...
Birliği” şeklinde markasal kullanımlarının bulunduğunu ve "www...com" internet sitesinin sahibi olduğunu, dolayısıyla "...
İzmir" ibaresi üzerinde üstün hakkının bulunduğunu, müvekkili birliğin sofralık zeytin, süt ürünleri, zeytinyağı, yem ve un, et ürünleri, yaş sebze meyve ve diğer gıda ürünlerinde faaliyetlerinin olduğunu, davalı taraf markaları ile müvekkili marka başvurusunun her açıdan farklı olduklarını, davalının aktif markasal kullanımlarının bulunmadığını, davalının müvekkilinin marka kullanımı ve faaliyetlerini bilindiği halde sessiz kaldığını, müvekkili başvurusundan çıkartılan emtiaların tamamen ilgisiz emtia olduğunu,
oldukça sınırlı sayıdaki faturadan davalının “tereyağ” ürünlerinde ciddi markasal kullanımı bulunduğu yönünde kanaate varılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek 2021-M-1244 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... Köy Kalkınma ve ... Amaçlı Koop. Birlikleri Merkez Birliği, davaya cevap vermemiştir.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle gıda sektöründeki ticari alım –satım yoğunluk ve süreklilik gözetildiğinde dosya kapsamında sunulan delillerin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek, bu konumu sürdürebilmek veya en azından tüketici nezdinde ticari bir etki oluşturmak için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı, faturalardaki ürün satış tutarlarının düşüklüğü gözetildiğinde, davalı yanın önceki tarihli markalarını, ciddi kullanımın ispatı için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı,
sunulan delillerin yeterli görülmemesi nedeniyle davalı yanın redde gerekçe markalarının kullanımları ortaya konulamamış olunduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü kapsamında ileri sürülen itirazlarda da dikkate alınmasının mümkün olmayacağı, dava konusu başvurunun reddine gerekçe her iki marka açısından da benzerlik ve iltibas ihtimali incelemesi yapılmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK’in 2021-M-1244 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalı Kurum vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava konusu taraf markalarının karıştırılmaya yol açacak nitelikte benzer olmadığı ve davalının aktif markasal kullanımının bulunmadığı iddialarına dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5859, K. 2025/3666, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama