KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6050 E., 2025/3639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1209 Esas, 2024/1420 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/160 E., 2022/36 K.
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...”, “...”, “...”, “ ...” ibareli markaları ile ilgili sektörde bilinir hale geldiğini, davalı şirketin “... ” ibareli markayı davacının markalarının tescilli olduğu ve kullanıldığı emtialarda tescil ettirmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresini gören ortalama tüketicilerin, davalının markasını davacının seri markalarının bir devamı olarak algılamasının ve markaları karıştırmasının mümkün olduğunu, müvekkilinin mesnet markalarının tanınmış marka niteliği taşıdığını,
davalının davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma amacının kötü niyetin ve haksız rekabet saikinin tezahürü olduğunu, davalı şirketin davada kullanmama def'ileri süremeyeceğini, zira davalının bu def'iye işlem dosyasına sunduğu itirazlarında dayanmadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2021-M-2027 sayılı kararının iptaline ve 2020/27541 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekeçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu olan “sucuk” ibaresinin dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen emtialar açısından markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, taraf markalarında sadece yan/tali unsur olarak kullanıldığını, davacının markalarındaki şekil unsurları da gözetildiğinde taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, taraf markalarının aynı emtialarda kullanılacak olmasının markaların tüketici nezdinde karıştırılacağını söylemek için tek başına yeterli bir sebep olmadığını,
davacının davasına mesnet aldığı markalarını kullandığını ispat etmesi gerektiğini, zira davacının davasına mesnet aldığı markalarını sadece 29. sınıfa giren emtialarda kullandığını dilekçelerinde ikrar ettiğini, davacının tanınmışlığa ve kötüniyete dayalı iddialarının da ispat edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "Şekil+Sucukevi" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki marka açısından asli unsurlar olan "..." ile "..." ibarelerinin karşılaştırılarak benzerlik mukayesesi yapıldığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluştuğu, SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulu (davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı ... başvurusu nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,
markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği) ile dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı kanıtlanmasa da bu durumların SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 2021-M-2027 sayılı YİDK kararının iptaline, 2020/27541 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka işaretleri karşılaştırıldığında; dava konusu başvurunun "Sucuk Kulübü" ibaresinden, mahkemece hükme esas alınan davacının itiraza mesnet 2007/44126 ve ve 2016/56499 sayılı markalarının "Şekil+..." "Şekil+ ..." ibarelerinden oluştuğu "...
Kulübü" ibareli başvuru ve "..." asli unsurlu davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında bütünleşik olarak algılanan "sucuk kulübü" ve "..." tamlamaları içinde, başkaca kelime unsurlarıyla birlikte esas unsur konumunda kullanılmış bulunan ve gıda ile ilgili sucuk ve sucuklu gıdalar ve dahi bunlarla ilintili
hizmetler- emtialar açısından markasal hüviyette ayırt edici niteliği zayıf olan “...”
ibaresinin ortaklığının, davacının markalarındaki baskın şekil unsurları ve bütünsel algı
farklılıkları nedeniyle markaları görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediği, dava konusu başvurunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunun derhal ve ilk bakışta anlaşılabildiği ve bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6050, K. 2025/3639, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama