KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6247 E., 2025/5406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/869 Esas, 2024/1662 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/432 E., 2024/226 K.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, davalı diğer borçluların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile bu sözleşmeleri imzaladıklarını, imzalanan sözleşmeler ile davalı borçlu şirkete tesis edilen kredilerin geri ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz üzerine duran takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalıların inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kefilin sadece sözleşmede belirtilen kefalet limiti kadar borçtan sorumlu olduğunu, davalı kefillerin sorumluluğunun 3.000.000,00 TL limitli olduğunu, davacı tarafından talep edilen faiz türü ve oranının somut olaya açıkça aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilamsız icra takibi konusu alacak yabancı para alacağı ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58/3 hükmü kapsamında bu alacağın Türk Parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerektiği, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu, somut olayda takip konusu alacağın Türk Parası karşılığının gösterilmediği, bu nedenle geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6247, K. 2025/5406, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama