İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6306 K.2024/8906

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya, unvana tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce…

Esas2024/6306Karar2024/8906Tarih11 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/6306 E., 2024/8906 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2024
Mahkemesi
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/117 Esas, 2024/164 Karar
Hüküm
Direnme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya, unvana tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir

İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ticaret unvanı ve işletme adı ile 32 yıldan fazla bir süredir ticari hayatına devam ettiğini ve ... markasını da Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin ticaret unvanının ve tescilli markasının aynısını kendi ticaret unvanında, internet sitesinde ve katıldığı fuarlarda kullanmakta olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, müvekkilinin üretici firma olup davalı yanın ise başka üreticilerden müvekkilinin ürettiği ürünlerin aynısı ya da benzerlerini alıp toptan satışını yapan İzmir'de bir firma olduğunu, taraflar arasında bir bağ bulunmadığını,

müvekkili şirketin İstanbul'da, davalının ise İzmir'de faal olduğunu, davalıya haksız eylemlerine son verilmesi için ihtarname keşide edildiğini, ihtara cevap verilmediğini, davalı şirketin faaliyet sektörü, ticaret unvanı ve işletme adı müvekkili ile aynı olduğundan (...) müvekkilinin müşterilerinin davalı şirketi müvekkilinin bayisi zannederek haksız rekabete sebep olduğunu,

müvekkilinin kullanıma muvafakati olmadığını davalı eyleminin markaya ve ticaret unvanına tecavüz etmek suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu İzmir Bölge Bayisi imajı uyandırılarak haksız kazanç elde edilmekte ve müvekkili markasına ve ticaret unvanına tecavüz edildiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ticaret unvanından ... ibaresinin çıkarılmasına,

sicilden terkinini, davalı eylemlerinin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) gereği haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğinden vaki haksız rekabet ve unvana tecavüz fiillerinin de tespiti ile durdurulmasına, vaki tecavüzün giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; marka hakkının ihlalinin bir haksız fiil türü olması nedeniyle işbu davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'da (6098 sayılı Kanun) düzenlenen iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu nedenle öncelikle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı firma ile müvekkili arasında 15 seneyi aşkın süredir devam eden bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, iki firma arasında senelerce süren ticari ilişkinin ardından davacı tarafından kendilerine ait markanın izinsiz ve haksız kullanıldığının iddia edildiğini,

bu durumda davacının müvekkilinin unvanını ilk kez duymuşçasına davranması ve huzurdaki davayı ikame etmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ...'ın bir aile şirketi olduğunu, davacı firmanın şu anki ortaklarından ve yöneticilerinden olan ... ile daha önceki ortaklarından ve yöneticilerinden ...'in müvekkili şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin 2001 yılında ..., ... ve şu an müvekkili firmanın ortaklarından olan ... tarafından İzmir'de kurulduğunu ve halen İzmir'de faaliyet gösterdiğini,

bizzat davacı şirketin ortakları tarafından bu isimle kurulduğunu, 2012 yılında Emin ve ...'in kendi hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldıklarını, bu dönemden 2017 yılı Nisan ayına kadar iki şirket arasında ticari ilişkinin devam ettiğini, ... ibaresinin sadece müvekkili firmanın ticari unvanında geçtiğini, izinsiz olarak ... adı altında ürün satmış olduğu, ... ibaresini kartvizitlerde ve fuarlarda kullandığı iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, kartvizitlerde müvekkilinin ticari unvanının açık ve net bir şekilde belli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, dosyaya ibraz edilen taraf şirketlere ait fatura ve ticari kayıtlara göre uzun zamandan beri (yaklaşık 15 yıl) aralarında süre gelen ticari ilişki bulunduğu, davalı şirketin davacı şirket ortakları tarafından kurulup 01.02.2012 tarihinde hisselerinin devredilerek ortaklıktan ayrıldıkları, davacının çok uzun bir süreden beri davalının bu kullanımına ses çıkarmadığı,

süre gelen ticari ilişki ve zaman dilimi gözetildiğinde davacının bu davayı açmasının unvan yönünden 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gibi yine Yargıtay bozma ilamında değinilen ve dosyadaki bilirkişi raporunda davalının davacı markaları ile iltibas yaratacak şekilde markasal kullanımı olduğu belirtilmiş ise de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesinden önce de yerleşik Yargıtay içtihatları gereği marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet yönünden de uzun süre bu kullanıma sessiz kalınmış olması nedeniyle artık bu duruma rıza gösterdiği ve sessiz

kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, aradan 5 yıldan fazla süre geçmesi halinde açılan davanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu kabul edildiğinden gerek ticaret unvanı, gerekse marka hakları yönünden tecavüz ve haksız rekabet iddialarının dinlenme olanağı bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce marka yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybı yönünden yasal bir düzenleme mevcut değil iken bu hususun Yargıtay içtihadı ile uygulandığı,

6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ise anılan Kanun'un hükümsüzlük halleri ve hükümsüzlük talebi başlıklı 25. maddesinin 6 ncı fıkrası ile "Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez." şeklinde düzenlemeye kavuşturulduğu, bu itibarla davalının fiili kullanımının beş yıldan çok önceye dayandığı, davacı tarafın bunu bilmesine rağmen ses çıkarmadığı,

dolayısıyla sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerek unvan terkini, gerekse markaya tecavüz ve marka nedeniyle oluştuğu, iddia olunan haksız rekabet yönünden de gerçekleştiği gerekçesiyle eski hükümde direnilmesine, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya ve unvana tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi

3. Değerlendirme 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6306, K. 2024/8906, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Temyiz İncelemesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6306
Karar No
2024/8906
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6306 K.2024/10842
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6306 K.2024/7572
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6307 K.2024/8503
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/6311 K.2024/10466
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/6312 K.2024/8504
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6312 K.2024/12908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.