KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6309 E., 2025/1794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1537 Esas, 2024/1680 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2023/989 E., 2024/367 K.
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2000 senesinde 35.000,00 DM parayı ve 12.08.2004 tarihinde 20.102,00 euro parayı ... Gıda San. ve Tic A.Ş. 'ye yatırdığını, ... Holding A.Ş.'den hisse devri aldığını, davalıların, müvekkilinin yatırdığı paranın ne kadarını resmi kayıt altına aldığını bilmediklerini ileri sürerek müvekkilinin bu davalı şirketlerde ortak olup olmadığının tespitine, ortak ise kaç liralık/euroluk ortaklığa sahip olduğunu tespitine, davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere harca matrah değer olarak şimdilik 1,00 TL sembolik olarak alacak taleplerinin davalılarca yerine getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 03.06.2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; yeni dava değerlerinin 20.102,00 euro olduğunu, harca matrah değerin 20.102,00 euro x 34,86 TL (03.06.2024 tarihinde 1 euro = 34,86 TL)= 700.755,72 TL olduğunu beyan etmiş ve talebini harçlandırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili şirketin ortaklar pay defterinde kayıtlı ortaklardan olduğunu, anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdikleri şeyi geri isteyemeyeceklerini, tasfiye payına ilişkin hakların saklı olduğunu, ancak şirketin halihazırda tasfiye halinde de olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asilin davalı şirkete ödeme yaptığı, davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihatları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının parayı 2004 tarihinde yatırdığı, eldeki davanın ise 2023 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2004 yılında şirkete para yatırdığı, buna karşın eldeki davanın 2023 yılında 7.5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek Mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve davalı şirkete ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6309, K. 2025/1794, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama