KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/638 E., 2025/1551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1761 Esas, 2023/1294 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/756 E., 2022/469 K.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.03.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ve davalı vekili Avukat.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında çimento klinkeri alımı konusunda 05.03.2014 ve 12.03.2014 tarihli iki sözleşme imzalandığını, sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların Londra'da Milletlerarası Ticaret Odası (MTO) tahkim kuralları tahtında çözüleceğinin kararlaştırıldığını, davalının edimini yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilince davalıya karşı tahkim prosedürü başlatıldığını, tahkim yargılaması sonunda nihai hakem kararı tesis edildiğini, basit bir hesap hatası nedeniyle müvekkili tarafından MTO Tahkim Divanı Sekretaryasına düzeltme başvurusunda bulunulduğunu,
14.07.2017 tarihli ek karar verildiğini, nihai hakem kararı davalı aleyhine hükmolunan meblağın ödenmesi konusunda davalıya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.06.2017 tarihli nihai hakem kararı ile 14.07.2017 tarihli ek kararın tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfiz koşullarının oluşmadığını, davacının dayandığı tahkim anlaşmasının yetkisiz kişilerce imzalandığını ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin tahkim şartını içeren sözleşmeye imza koymadığını, New York Konvansiyonu'nun II/1 hükmü uyarınca taraflar arasında yazılı bir tahkim anlaşması bulunmadığını, sözleşmeyi imzalayan ... ve ...'in müvekkilinin temsilcileri ve çalışanları olmadıklarını, tahkim anlaşmasının özel yetki gerektirdiğini, tahkim şartının geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu CD'deki konuşmaların video paylaşım sitesinden elde edildiği, söz konusu konuşmaların 2014 yılındaki işlem için ...'nin yetkili olduğuna karine teşkil etmeyeceği, davacı tarafça sunulan faturada imzasının bulunmasının da anılan kişinin yetkili olduğunu göstermeyeceği, gerek konuşmalar gerekse fatura altındaki imzaların dava dışı ... ve ...'ye ait olmasının onların şirkette yetkili oldukları anlamına gelmeyeceği ve anılan kişilerin imzası bulunan tahkim şartı içerir sözleşmeyi davalı şirketin kabullendiğine dair bir çıkarımda bulunmanın mümkün olmadığı, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/638, K. 2025/1551, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama