KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/6448 E., 2025/2056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3779 Esas, 2024/1774 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/344 E., 2020/405 K.
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketle müvekkili arasında yapılmış bulunan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve akaryakıt istasyonu işleticiliği kiralama sözleşmeleri gereğince davalı gerçek kişinin garanti eden sıfatını taşıdığını, kendilerinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiklerini, davalı şirketin sözleşmeyi fesih iradesini içeren ihtarname gönderdiğini, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan ve ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi nedeniyle yaptıkları icra takibine itiraz edildiğini, itirazın yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılmış bulunan sözleşmenin rekabet mevzuatı uyarınca geçersiz hale geldiğini, sözleşme tarihinden itibaren beş yıllık süre geçtiğinden sözleşmenin hükümsüz olduğunu, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Vakıflara ait olduğunu, bu nedenle Güner Petrol tarafından kiralanmasının mümkün ve geçerli olmadığını, sözleşmenin kendileri aleyhinde ağır hükümler içermesi nedeniyle genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, taraflar arasındaki fesih protokolü, kira sözleşmesi, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar da dikkate alınarak bakiye kira alacağının hesaplanması gerektiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca kira sözleşmesinin 7. maddesinde düzenlenen iade edilecek kira bedelinin KDV dahil 8.888.163,57 USD, bu tutarın davacının,
davalıya ödediği tarihten sözleşme tarihinde geçerli faiz oranı olan %6,25 esas alınarak takip tarihi olan 13.03.2015 tarihine kadar hesaplanan KDV dahil faiz miktarının 3.035.233.54 USD olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 23. İcra Dairesinin 2015/7625 E., sayılı icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 8.888.163,57 USD asıl alacak ve 3.035.233,54 USD işlemiş faiz bakımından devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
asıl alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL cinsinden karşılığı olan 23.087.004,85 TL' nin %20' si oranında (4.617.400,97 TL) inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı nedeniyle, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6448, K. 2025/2056, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama